|
1-AYETLER:
BAKARA
198-) Leyse aleykum cünahun en tebteğu fadlen min Rabbikum* feiza efadtüm min Arafatin fezkürullahe ındel Meş’aril Haram* vezküruHU kema hedakum* ve in kuntum min kablihı le minaddalliyn;
(Hac süresi içinde) Rabbinizin fazlından istemenizde bir suç yoktur. Arafat’tan hep birlikte akıp dönerken, Meşari Haram’da (Müzdelife) Allah’ı zikredin. O’nu, hidâyetinin sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin. Muhakkak ki bundan önce siz (hakikatten) sapmışlardandınız.
199-) Sümme efıydu min haysü efadanNasu vestağfirullah* innAllahe Ğafurun Rahîym;
Sonra herkesin topluca döndüğü yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı) istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
ALİ İMRAN
17-) EsSabiriyne ves Sadikıyne vel Kanitiyne vel münfikıyne vel müstağfiriyne Bil eshar;
(Onlar) sabredenlerdir, sadıklardır, kanitlerdir (kulluğunun idrakıyla boyun eğmişlerdir), (muhtaçlara) bağışlayanlardır, seher vakti eksikliklerinden dolayı istiğfar edenlerdir.
134-) Elleziyne yünfikune fiys serrai ved darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;
Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.
135-) Velleziyne iza faalu fahışeten ev zalemu enfüsehüm zekerullahe festağferu li zünubihim* ve men yağfiruz zünube illellah* ve lem yusırru alâ ma fealu ve hüm ya’lemun;
Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya (Allah’tan perdelenerek) nefslerine zulmettiklerinde; Allah’ı düşünüp yaptıkları yanlış, kusur dolayısıyla istiğfar ederler. Suçları da Allah’tan başka kim bağışlayabilir (ki)! Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.
NİSA
63-) Ülaikelleziyne ya’lemullahu ma fiy kulubihim fe a’rıd anhüm ve ızhüm ve kul lehüm fiy enfüsihim kavlen beliyğa;
İşte onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kişilerdir. Onun için sen söylediklerine aldırma ve onlara öğüt ver ve nefsleri hakkında içlerine işleyecek açıklıkta söz söyle.
64-) Ve ma erselna min Rasulin illâ li yütaa Bi iznillah* ve lev ennehüm iz zalemu enfüsehüm cauke festağferullahe vestağfere lehümür Rasulü levecedullahe Tevvaben Rahiyma;
Biz her Rasûlü, kendilerine Allah’ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik. Eğer onlar nefslerine zulmettiklerinde sana gelselerdi de Allah’tan bağışlanma niyaz etselerdi, Rasûl de onlar için istiğfar dileseydi, elbette Allah’ı Tevvab ve Rahîm bulacaklardı.
110-) Ve men ya’mel suen ev yazlim nefsehu sümme yestağfirillahe yecidillahe Ğafuren Rahiyma;
Kim bir suç işler ya da nefsine zulmederse (benliği yüzünden-benliğini Allah’a şirk koşarsa); sonra (suçunu idrak edip) Allah’a istiğfar ederse, Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir (bağışlayıcıdır ve rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır)…
MAİDE
73-) Lekad keferelleziyne kalu innAllahe salisü selasetin, ve ma min ilâhin illâ ilâhun vahıd* ve in lem yentehu amma yekulune leyemessennelleziyne keferu minhüm azabün eliym;
Andolsun ki: “Allah, üç’ün üçüncüsüdür” diyenler de hakikati inkâr edenlerden olmuşlardır! Tanrısallık kavramı geçersizdir, Ulûhiyet sahibi TEK’tir!.. Söylemekte olduklarından vazgeçmezler ise, onlardan hakikati inkâr edenler, elbette acı veren azabı yaşayacaklardır!
74-) Efela yetubune ilellahi ve yestağfiruneHU, vAllahu Ğafurun Rahiym;
Hâlâ Allah’a tövbe edip, bağışlanmaları için yalvarmayacaklar mı? Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
ENFAL
32-) Ve iz kalullahümme in kâne haza hüvel hakka min ındike feemtır aleyna hıcareten mines Semai evi’tina Bi azâbin eliym;
Hani, “Ey Allahım… Eğer bu senin indînden Hakk’ın kendisi ise, (o takdirde) gökten üstümüze taşlar yağdır! Yahut bize acı bir azap ver” demişlerdi.
33-) Ve ma kânAllahu liyüazzibehüm ve ente fiyhim* ve ma kânAllahu müazzibehüm ve hüm yestağfirun;
Hâlbuki sen onların içindeyken Allah onlara azap vermezdi (sen âlemlere rahmet olarak irsâl edilmiştin)… Ayrıca, istiğfar edenler de varken, Allah onlara azap edici değildir.
TEVBE
113-) Ma kâne linNebîyi velleziyne amenu en yestağfiru lil müşrikiyne velev kânu üliy kurba min ba’di ma tebeyyene lehüm ennehüm ashabül cahıym;
Ne en-Nebi’ye ne de iman edenlere, akraba dahi olsalar; ateş ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma dilemeleri olur şey değil (zira “Allah şirki mağfiret etmez”)!
114-) Ve ma kânestiğfaru İbrahiyme li ebiyhi illâ an mev’ıdetin veadeha iyyah* felemma tebeyyene lehu ennehu adüvvün lilhahi teberrae minhü, inne İbrahiyme le Evvahün Haliym;
Babası için İbrahim’in istiğfarı, ancak ona verdiği bir söz yüzünden idi… Onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı… Muhakkak ki İbrahim ince kalpli ve hilm sahibiydi.
NEML
46-) Kale ya kavmi lime testa’cilune Bisseyyieti kablel haseneti, levla testağfirunAllahe lealleküm turhamun; (Sâlih) dedi ki: “Ey kavmim! İyilikten önce kötülüğü niye acele istiyorsunuz? Merhamet görmeniz için Allah’a istiğfar etseniz iyi olmaz mı?”
MÜ’MİN
55-) Fasbir inne va’dAllahi hakkun vestağfir lizenbike ve sebbih Bi Hamdi Rabbike bil aşiyyi vel ibkâr;
Sabret! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!
ZARİYAT
16-) Ahıziyne ma atahüm Rabbühüm* innehüm kânu kable zaâlike muhsiniyn;
Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak (içten dışa çıkış olarak)! Muhakkak ki onlar bundan önce muhsindiler.
17-) Kânu kaliylen minel leyli ma yehceun;
Geceden az bir bölümde uyurlardı.
18-) Ve bil eshari hüm yestağfirun;
Seherlerde istiğfar ederlerdi.
19-) Ve fiy emvalihim hakkun lissaili vel mahrum;
Onların mallarında talep eden ve sıkıntıda olan için bir hak vardı.
20-) Ve fiyl Ardı ayatun lilmukıniyn;
İkân sahiplerine arzda (bedende) işaretler vardır!
21-) Ve fiy enfüsiküm* efela tubsırun;
Nefslerinizde! Hâlâ (fark etmiyor) görmüyor musunuz?
YUSUF
97-) Kalu ya ebanestağfirlena zünubena inna künna hatıiyn;
(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Ey babamız… Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile… Doğrusu biz hata edenler olduk.”
98-) Kale sevfe estağfiru leküm Rabbiy* inneHU “HU”vel Ğafurur Rahıym;
(Yakup) dedi ki: “Sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim… Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
MERYEM
46-) Kale erağıbün ente an alihetiy ya İbrahiym* lein lem tentehi le ercümenneke vehcürniy meliyya;
(Babası) dedi ki: “Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm… Uzun müddet benden uzak kal!”
47-) Kale Selâmun aleyke, se estağfiru leke Rabbiy* inneHU kâne Biy hafiyya;
(İbrahim) dedi ki: “Selâm üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır” dedi.
48-) Ve a’tezilüküm ve ma ted’une min dunillahi ve ed’u Rabbiy asa ella ekûne Bi duai Rabbiy şakıyya;
“Sizden de, sizin Allah dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım.”
49-) Felemma’tezelehüm ve ma ya’budune min dunillahi vehebna lehu İshaka ve Ya’kub* ve küllen cealna Nebîya; (İbrahim) onlardan ve onların Allah dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak’ı ve Yakup’u hibe ettik… Hepsini Nebi oluşturduk!
MÜNAFİKUN
5-) Ve iza kıyle lehüm te’alev yestağfir leküm Rasûlullahi levvev ruusehüm ve raeytehüm yesuddune ve hüm mustekbirun;
Onlara: “Gelin, Rasûlullah sizin için mağfiret dilesin” denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen onların kendini beğenmiş benlik sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.
6-) Sevaun ‘aleyhim estağferte lehüm em lem testağfir lehüm* len yağfirAllahu lehüm* innAllahe la yehdilkavmel fasikıyn;
Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allah onları asla mağfiret etmez! Muhakkak ki Allah inancı bozuklar topluluğunu hakikate erdirmez!
NUH
10-) Fekultüstağfiru Rabbeküm inneHU kâne Ğaffara;
Dedim ki: “Rabbinizden mağfiret dileyin… Muhakkak ki O, Gaffar’dır.”
MÜMTEHİNE
5-) Rabbena lâ tec’alna fitneten lilleziyne keferu vağfir lena Rabbena* inneke entel Aziyzül Hakiym;
“Rabbimiz! Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Azîz’sin, Hakîm’sin.”
|
elifasya
26 Ekim 2009 - 17:38
ESTAĞFİRULLAH