Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Yansımalar’da Kavramlar – Tevekkül Ayetleri

Sayın Mehmet DOĞRAMACI’nın ” Yansımalar’da Kavramlar ” çalışmasında bulunan  Tevekkül ile ilgili ayetler ve meallerine buradan ulaşabilirsiniz.

Göksel Ayetler | Rüzgar Ayetleri

Tevekkül Ayetleri

AL-İ İMRAN

121-) Ve iz ğadevte min ehlike tübevviül mu’miniyne mekaıde lil kıtal* vAllahu Semi’un’Aliym;

Hani sen sabah erkenden ailenden ayrılıp iman edenleri savaşmaları için uygun mevzilere yerleştiriyordun. Allah Semî’dir, Alîm’dir.

122-) İz hemmet taifetani minküm en tefşela vAllahu Veliyyuhüma* ve alAllahi fel yetevekkelil mu’minun;

O zaman sizden iki grup korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Allah onların Velî’si idi. İman edenler Allah’a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

123-) Ve lekad nasarakümüllahu Bi bedrin ve entüm ezilletün, fettekullahe lealleküm teşkürun;

(Gerçekten) siz zayıf ve çaresiz bir hâldeyken, Allah size Bedir’de zafer verdi. O hâlde Allah’tan korunun ki böylece değerlendirenlerden olasınız.

159-) FeBima rahmetin minAllahi linte lehüm* ve lev künte fazzan ğaliyzal kalbi lenfaddu min havlike, fa’fü anhüm vestağfir lehüm ve şavirhüm fiyl emr* fe iza azemte fe tevekkel alAllah* innAllahe yuhıbbül mütevekkiliyn;

Allah’ın, hakikatinden açığa çıkardığı rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Eğer sert ve keskin olsaydın onlar dağılıp giderlerdi. Onları affet ve bağışlanmalarını iste. Toplumsal konularda karar verirken onların fikirlerini al. Karar verip uygulamaya koyulduktan sonra da Allah’a güven! Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever.

160-) İn yensurkümullahu fela ğalibe leküm* ve in yahzülküm femen zelleziy yensuruküm min ba’dih* ve alAllahi felyetevekkelil mu’minun;

Eğer size Allah yardım ederse, size galip gelecek yoktur. Şayet sizi yardımsız kendi hâlinize bırakırsa, bunun sonucunda size kim yardımcı olabilir! İman edenler sadece (Esmâ’sıyla hakikatleri olan) Allah’a tevekkül etsinler.

MAİDE

11-) Ya eyyühelleziyne amenüzküru nı’metAllahi aleyküm iz hemme kavmün en yebsütu ileyküm eydiyehüm fekeffe eydiyehüm anküm* vettekullah* ve alellahi fel yetevekkelil mu’minun;

Ey iman edenler… Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın… Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya (zarar vermeye) niyetlenmişti de, onların ellerini sizden çekmişti… Allah’tan korunun! İman edenler, Allah’a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin, gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

23-) Kale racülani minelleziyne yehafune en’amAllahu aleyhimedhulu aleyhimül bab* fe iza dehaltümuhu feinneküm ğalibune ve alellahi fetevekkelu in küntüm mu’miniyn;

Korktukları toplum içinden gelen Allah’ın in’amda bulunduğu iki adam şöyle dedi: “Onların üzerine kapıdan girin… Ona girdiğinizde artık muhakkak ki siz galiplersiniz… Eğer iman edenler iseniz Allah’a tevekkül edin (hakikatinizdeki El-Vekîl isminin özelliğinin, gereğini yerine getireceğine iman edin).”

ARAF

89-) Kadiftereyna alellahi keziben in udna fiy milletiküm ba’de iz neccanAllahu minha* ve ma yekunü lena en neude fiyha illâ en yeşaAllahu Rabbüna* vesia Rabbüna külle şey’in ılma* alellahi tevekkelna* Rabbeneftah beynena ve beyne kavmina bil Hakkı ve ente hayrul fatihıyn;

“Allah bizi, o asılsız din anlayışından kurtardıktan sonra, eğer sizin atasal dininize geri dönersek, gerçekten Allah üzerine yalan uydurmuş oluruz… Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir! Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi hariç… Rabbimiz, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır… Allah’a tevekkül ettik (hakikatimizdeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman ettik)… Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir… Sen en hayırlı Fatih’sin!”

ENFAL

2-) İnnemel mu’minunelleziyne iza zükirAllahu vecilet kulubühüm ve iza tüliyet aleyhim ayatuHU zadethüm iymanen ve alâ Rabbihim yetevekkelun;

Kesinlikle iman edenler o kimselerdir ki, “Allah”ı anıp düşündüklerinde onların şuurlarında ürperti olur (o azamet yanında kendi acziyetlerini düşünmekten); onlara O’nun işaretleri okunduğunda, onların imanlarını arttırır (düşünebildikleri oranda)… Onlar Rablerine tevekkül ederler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman ederler).

49-) İz yekulül münafikune velleziyne fiy kulubihim meredun ğarre haülai diynühüm* ve men yetevekkel alellahi feinnAllahe Azîyzün Hakiym;

Hani münafıklar ile içlerindeki şüphe dolayısıyla sağlıklı düşünemeyenler: “Bunları dinleri aldatmış” diyor(du)… Kim Allah’a tevekkül ederse (işe duygularını karıştırmayıp tabiri câiz ise kendini otomatik pilota bırakırsa, yani Allah’ın Esmâ’sının gereğini kendisinde açığa çıkaracağına iman ederse), muhakkak Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.

61-) Ve in cenehu lisselmi fecnah leha ve tevekkel alellah* inneHU HUves Semiy’ul ‘Alîym;

Eğer barışa yanaşırlar ise, sen de ona (barışa) yanaş! Allah’a tevekkül et (Allah’ı vekîl tut=El Vekîl isminin kuvvesine yönel)! Çünkü O, Semî’dir, Alîm’dir.

TEVBE

51-) Kul len yusıybena illâ ma ketebAllahu lena* HUve mevlana* ve alellahi fel yetevekkelil mu’minun;

De ki: “Allah’ın bize yazdığından başkası, asla bize erişmeyecektir! “HÛ”, Mevlâ’mızdır! İman edenler ancak Allah’a tevekkül (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin, gereğini yerine getireceğine iman) etsinler.”

129-) Fein tevellev fekul hasbiyAllahu, lâ ilâhe illâ HUve, aleyhi tevekkeltü ve HUve Rabbül arşil azîym;

Eğer yüz çevirirler ise de ki: “Allah bana yeter! Tanrı yoktur sadece ‘HÛ’! O’na tevekkül ettim… Arş-ı Azîm’in Rabbi ‘HÛ’dur!”

YUNUS

71-) Vetlü aleyhim nebee Nuh* iz kale li kavmihî ya kavmi in kâne kebüre aleyküm mekamiy ve tezkiyriy Bi ayatillahi fe alellahi tevekkeltü feecmiu emreküm ve şürekâeküm sümme la yekün emruküm aleykum ğummeten sümmakdu ileyye ve la tünzırun;

Onlara Nuh’un haberini anlat… Hani kavmine: “Ey kavmim! Eğer konumum ve Allah işaretleriyle sizi uyarmam size ağır geldiyse, (artık ben) Allah’a tevekkül (hakikatimdeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim! Siz ve ortaklarınız toplanıp, ne isterseniz yapın; sonra yaptığınızdan endişe duymayın! Sonra da hiç vakit geçirmeden, hakkımdaki kararınızı uygulayın.”

84-) Ve kale Musa ya kavmi in küntüm amentüm billahi fealleyhi tevekkelu in küntüm müslimiyn;

Musa: “Ey kavmim! Eğer Esmâ’sıyla sizi yaratmış Allah’a iman etmiş ve teslim olmuşlardansanız, O’na tevekkül (hakikatinizdeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman) edin” dedi.

85-) Fekalu alellahi tevekkelna* Rabbena la tec’alna fitneten lil kavmiz zâlimiyn;

(Onlar da) dediler ki: “Biz Allah’a tevekkül ettik (El Vekîl isminin özelliğine iman ettik, vekîlimiz O’dur)… Rabbimiz, bizi onların zulmüne alet etme!”

86-) Ve neccina Bi rahmetiKE minel kavmil kafiriyn;

“Rahmetini bizde açığa çıkararak, hakikat bilgisini inkâr edenler topluluğundan kurtar.”

87-) Ve evhayna ila Musa ve ahıyhi en tebevvea likavmiküma Bi mısra buyuten vec’alu buyuteküm kıbleten ve akıymus Salâte, ve beşşiril mu’miniyn;

Musa ve erkek kardeşine: “Mısır’da halkınız için evler hazırlayın… Evlerinizi ibadethane yapın ve salâtı ikame edin… İman edenleri müjdele” diye vahyettik


HUD

56-) İnniy tevekkeltü alellahi Rabbiy ve Rabbiküm* ma min dabbetin illâ HUve ahızün Binasıyetiha* inne Rabbiy alâ sıratın müstekıym;

“Kesinkes ben, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a tevekkül (hakikatimdeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim… Hareket eden hiçbir canlı yoktur ki onun “Bi”nasiyesinde (alnında olarak) tutmuş olmasın (Fâtır’ın beyni programlaması) (lafında kalanlara göre: Hükmüne boyun eğdirmek)… Muhakkak ki benim Rabbim sırat-ı müstakim üzeredir.”

88-) Kale ya kavmi eraeytüm in küntü alâ beyyinetin min Rabbiy ve razekaniy minhu rizkan hasena* ve ma üriydü en ühalifeküm ila ma enhaküm anh* in üriydü illel ıslaha mesteta’tü, ve ma tevfiykıy illâ billahi, aleyhi tevekkeltü ve ileyhi üniyb;

(Şuayb) dedi ki: “Ey halkım… Görmüyor musunuz? Ya Rabbimden kesin bir delil üstündeysem ve O bana kendinden güzel bir rızık verdiyse? Sizden yapmamanızı istediğim şeyde size ters düşmek istemiyorum… Gücüm yettiğince sizi düzeltmek istiyorum… Başarım ancak Allah’ladır… O’na tevekkül (hakikatimdeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O’na yöneliyorum.”

YUSUF

67-) Ve kale ya beniyye la tedhulu min babin vahıdin vedhulu min ebvabin müteferrikatin, ve ma uğniy anküm minAllahi min şey’in, inil hükmü illâ Lillah* aleyhi tevekkeltü, ve aleyhi fel yetevekkelil mütevekkilun;

Ve dedi ki: “Ey oğullarım… Tek bir kapıdan girmeyin… Ayrı ayrı kapılardan girin… (Gerçi) Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam… Hüküm ancak Allah’ındır… O’na tevekkül (hakikatimdeki El Vekîl ismi özelliğinin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O’na yöneliyorum… Tevekkül edenler O’na tevekkül etsin.”

RA’D

30-) Kezâlike erselnake fiy ümmetin kad halet min kabliha ümemün litetlüve aleyhimülleziy evhayna ileyke ve hüm yekfürune BirRahman* kul HUve Rabbiy lâ ilâhe illâ HU* aleyhi tevekkeltü ve ileyHİ metab;

İşte böylece, kendinden önce nice toplumlar gelip geçmiş bir topluluk içinde seni açığa çıkardık ki; Rahman’ı inkâr edenlere, sana vahyettiğimizi okuyup bildiresin… De ki: “Rabbim “HÛ”! Tanrı yoktur sadece “HÛ”! Tevekkülüm O’nadır ve metab (tövbe-dönüş) O’nadır.”

İBRAHİM

11-) Kalet lehüm Rusulühüm in nahnu illâ beşerun mislüküm ve lakinnAllahe yemünnü alâ men yeşau min ıbadiHİ, ve ma kâne lena en ne’tiyeküm Bi sultanin illâ Bi iznillah* ve alellahi fel yetevekkelil mu’minun;

Rasûlleri onlara dediler ki: “Biz sizin misliniz bir beşeriz… Fakat Allah, kullarından dilediğine (risâlet) nimetini ihsan eder… Allah’ın izniyle açığa çıkması dışında (Bi-iznillah), size sultan (mucizevî güç, kanıt) getirmemiz mümkün değildir… (O hâlde) iman edenler Allah’a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman etsinler).”

12-) Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena* ve lenasbiranne alâ ma azeytümuna* ve alellahi fel yetevekkelil mütevekkilun;

“Hem bizi hakikate giden yola yönlendirmişken ne diye Allah’a tevekkül etmeyelim ki? Bize eziyet etmenize elbette sabredeceğiz… Tevekkül edenler Allah’a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

 

NAHL

41-) Velleziyne haceru fillahi min ba’di ma zulimu le nübevviennehüm fiyd dünya haseneten, ve leecrul ahireti ekber* lev kânu ya’lemun;

Zulmedildikten sonra Allah’ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz… Gelecekteki mükâfatı ise elbette çok büyüktür. Eğer bilselerdi!

42-) Elleziyne saberu ve alâ Rabbihim yetevekkelun;

Onlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkül ederler.

99-) İnnehu leyse lehu sultanun alelleziyne amenu ve alâ Rabbihim yetevekkelun;

Gerçektir ki, onun (şeytanın) iman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir sultası (gücü) yoktur!

FURKAN

58-) Ve tevekkel alel Hayyilleziy la yemutü ve sebbih Bi hamdiHİ, ve kefa Bihi Bi zünubi ıbadiHİ Habiyra;

Ölümsüz Diri’ye (özellikleriyle hakikatin olana) tevekkül et; Bi-HamdiHİ (O’nun Hamdı olarak) tespih et! Kullarının suçlarına, Habîr (vâkıf) olması yeterlidir!

ŞUARA

217-) Ve tevekkel alel Azîzir Rahîm;

(Hakikatin olan Esmâ mertebesine) Azîz Rahîm’e tevekkül et!

218-) Elleziy yerake hıyne tekum;

Ki O, işlevine kalktığında seni görür…

 

NEML

78-) İnne Rabbeke yakdıy beynehüm Bi hükmiHİ, ve “HU”vel Azîzül Aliym;

Muhakkak ki senin Rabbin aralarındaki hükmünü açığa çıkartır onlarda… “HÛ”; Azîz’dir, Alîm’dir.

79-) Fetevekkel alellah* inneke alel Hakkıl mübiyn;

O hâlde Allah’a tevekkül et! Muhakkak ki sen apaçık hakikat üzeresin.

ANKEBUT

59-) Elleziyne saberu ve alâ Rabbihim yetevekkelun;

Onlar ki sabrediyorlar ve Rablerine tevekkül ediyorlar (nefslerinin hakikatindeki El Vekîl isminin özelliğine iman edip işlevine güveniyorlar)!

 

AHZAB

3-) Ve tevekkel alellah* ve kefa billahi Vekiyl;

Allah’a tevekkül et! Esmâ’sıyla hakikatin olan Allah, Vekîl olarak yeterlidir!

48-) Ve la tutııl kafiriyne vel münafikıyne ve da’ ezâhüm ve tevekkel alellah* ve kefa billahi Vekiyla;

Hakikat bilgisini inkâr edenlere de, münafıklara da uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a tevekkül et! Esmâ’sıyla hakikatin Allah, Vekîl olarak yeterlidir!

ZÜMER

38-) Ve lein seeltehüm men halekas Semavati vel Arda leyekulünnAllah* kul eferaeytüm ma ted’une min dunillahi in eradeniyAllahu Bi durrin hel hünne kaşifatü durrihi ev eradeniy Bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetiHİ, kul hasbiyallah* aleyhi yetevekkelül mütevekkilun;

Andolsun ki eğer onlara: “Semâları ve arzı kim yarattı?” diye sorsan, elbette: “Allah” diyeceklerdir… De ki: “(Bu cevabınıza göre) Allah dûnunda isimlendirdiklerinizin (yerini) gördünüz mü? Eğer Allah bende bir zarar, sıkıntı irade ederse, O’nun verdiği zararı, sıkıntıyı onlar açıp kaldıracaklar mı? Yahut (Allah) bende bir rahmet irade ederse, O’nun rahmetini onlar engelleyebilirler mi?”… De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler O’nu Vekîl kılar!”

ŞURA

10-) Ve mahteleftüm fiyhi min şey’in fehukmühu ilAllah* zâlikümullahu Rabbiy aleyHİ tevekkeltü, ve ileyHİ üniyb;

Herhangi bir şey hakkında fikir ayrılığına düştüğünüzde, onun hükmü Allah’a aittir! İşte budur Allah, Rabbim! O’na tevekkül ettim… O’na dönerim!

36-) Fema utiytüm min şey’in femetaul hayatid dünya* ve ma ındAllahi hayrun ve ebka lilleziyne amenu ve alâ Rabbihim yetevekkelun;

Size verilmiş olan şeyler, dünya (dünya=en sefil, anlamında) hayatının zenginliğidir! Allah indîndekiler ise, iman edip Rablerine tevekkül edenler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

MÜCADELE

10-) İnnemennecva mineşşeytani liyahzunelleziyne amenu ve leyse Bidarrihim şey’en illâ Biiznillah* ve ‘alellahi felyetevekkelilmu’minun;

Fısıldaşma (suç olan fiskoslar) şeytandandır (şeytanî fikirler); iman edenleri mahzun etmek için! Allah izni müstesna, (şeytanî fikirleri) onlarda (iman edenlerde) hiç zarar açığa çıkartamaz! İman edenler Allah’a tevekkül etsinler.

 

MÜMTEHİNE

4-) Kad kânet leküm usvetun hasenetun fiy İbrahiyme velleziyne me’ahu, iz kalu likavmihim inna bureau minküm ve mimma ta’budune min dunillahi keferna Biküm ve beda beynena ve beynekümül’adavetü velbağdau ebeden hatta tu’minu billahi vahdeHU illâ kavle İbrahiyme liebiyhi leestağfirenne leke ve ma emlikü leke minAllahi min şey’* Rabbena ‘aleyke tevekkelna ve ileyke enebna veileykelmasıyr;

İbrahim’de ve Onunla beraber olan kimselerde sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine dediler ki: “Muhakkak ki biz sizden de, Allah dûnunda kulluk yaptıklarınızdan da uzağız! Sizi inkâr-reddettik. Sizinle aramızda ebediyen düşmanlık ve buğz başlamıştır; siz Esmâ’sıyla hakikatiniz olan Allah’ın Vâhidiyetine iman edinceye kadar!”… Ancak İbrahim’in babasına: “Mutlaka senin için mağfiret dileyeceğim; ama senin için (dua edip istemekten başka) Allah’tan bir şeye mâlik değilim” sözü hariç! “Rabbimiz, sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve dönüş sanadır!” (dediler).

TEĞABUN

12-) Ve etıy’ullahe ve etıy’urRasûl* fein tevelleytum feinnema ‘alâ RasûliNElbelağulmübiyn;

Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, Rasûlümüzün üstüne düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.

13-) Allahu la ilahe illâ HU* ve ‘alellahi felyetevekkelil mu’minun;

Allah, tanrı yok; sadece “HÛ”! İman edenler Allah’a tevekkül etsinler!

 

TALAK

2-) Feiza belağne ecelehünne feemsikûhünne Bima’rufin ev farikuhünne Bima’rufin ve eşhidu zevey ‘adlin minküm ve ekıymuşşehadete Lillah* zâliküm yu’azu Bihi men kâne yu’minu billahi velyevmil’ahır* ve men yettekıllahe yec’al lehu mahreca;

İddetlerinin sonuna ulaştıklarında, ya onları örfe uygun nikâha devam ettirin veya örfe göre onlardan ayrılın… Sizden iki adalet sahibini şahit tutun… Allah için şehâdeti ikame edin… İşte bu, Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden kimsenin kendisi ile öğütlendiğidir… Kim Allah’tan korunursa, ona bir çıkış yeri oluşturur.

3-) Ve yerzukhu min haysü la yahtesib* ve men yetevekkel ‘alellahi feHUve hasbüh* innAllahe baliğu emriHİ, kad ce’alAllahu likülli şey’in kadra;

Ona ummadığı bir taraftan yaşam gıdası verir! Kim Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter! Muhakkak ki Allah, emrini yerine ulaştırandır! Gerçekten Allah, her şey için bir kader meydana getirmiştir!

MÜLK

29-) Kul HUverRahmanu amenna Bihi ve ‘aleyhi tevekkelna* feseta’lemune men huve fiy dalalin mübiyn;

De ki: “O, Rahman’dır; O’na hakikatimiz olarak iman ettik ve O’na tevekkül ettik! Kimin apaçık yanlış düşünce içinde olduğunu yakında bileceksiniz!”

 

Yansımalar’da Kavramlar – Tevekkül Ayetleri için toplam 2 yorum yapmış

  1. nevin güzel Cevapla

    07 Ağustos 2009 - 22:28

    Kendim için .ailem için endişelendiğim okadar çok şey var ki kendime eziyet ediyorum.Rabbim okadar çok uyarmışki O var ken ben neden endişeleniyorum ki ……affet yarabbim…binlerce teşekkürler size……

  2. elif asya Cevapla

    02 Şubat 2010 - 11:38

    Tevekkül ettim VEKİL’e.Razıyım çok şükür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>