Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

İnsan

Nur Gürbulak

Yeryüzünün şuurlu varlığı….

İNSAN!
Sorgulayan varlık…
Kimim?    Neyim?    Nerden geldim?    Nereye giderim?   Neden varım?
Cevap kendisindedir…

İNSAN!

 Varlığını şahidlikleriyle tanıyan varlık…

Her şehadet, bir kıyamet…

Ne zordur seyri…  kim için ?

Kendini tanımaya çalışan, İnsanlığa  adım adım yaklaşan için!

Ara sıra sema ya diker gözlerini,  kısa süreli yolculuklar yapar…, hayaller kurar…

Ama yer yüzüne döner çaresiz, şuurundan habersiz…

İnsan sormaya başlamışsa bir kere, cevabını bulana dek sordukları onun peşini bırakmaz. Böylece hazırlar kıyametini aslında… Her bir soru cevabını bulsun diyedir kıyamet…

YAKINDIR!

Lütuf olarak gelir…   Acı vererek gelir…   mutlak gelir…

 Aşkla gelir mesela… Kuralları altüst ederek gelir…  Yakar  yıkar, yok eder… Aslına teslim eder…

 Bir erkeği “eşini”(bilinç aktif yapı) aldatan bir kadın ”dişi”(beden edilgen pasif yapı) düşünün.

Erkek ve dişiyi  aşk ile yok edip, İnsan olarak var etmek için gelir…

Aldatan kimdir? Aldanan kim? Kendini tanıdığında  İNSAN  kime hesap verir?
Deprem olarak gelir..
Önce uğultusu duyulur.  Sallar yeryüzünü beşik gibi.

Toprağın içini dışına çıkarır,karıştırır..

Yerle BİR eder

Doğum olarak gelir.

 Sancılı bir süreçtir.Doğum sanıldığı gibi bir bebeğe sahip olmak değildir aslında.Kendinden bir parça koparıp onda kendini seyretmektir
Önce parçalayıp sonra birleştirmek ne gariptir

Yağmurla gelir

                               Şimşek çakar beyninde. Işık saçar. Ama bu fırtınanın habercisidir…

 Aklı ve duyguları birbirine karışır. Kimse kalmamıştır artık, kendisiyle  yüzleşmektedir…

 Aldatanda aldananda kendisidir. Öyleyse kimi suçlayabilir?
İmzasını elleriyle atmıştır bir kere….tüm yaşantısıyla…

 Her bir amelini derler toparlar…

 Okumaya başlar tüm yaşamını..imzalayıp rafa kaldırdığı dosyaları bir bir  gözden geçirir telaşla…

Önce döner bilincine bakar…tertemiz…. Onun için o gün sıkıntı yoktur…Onun yüzü İnsana “hakikatine” dönüktür…
Sonra döner bedenine bakar… Dünyasını seven yapıdır bu.Gördüğüyle yetinen, sonsuzluğu algılayamayan yapı. Onun dünyası sıkıntıdan ibarettir.Bedenin insan olmak gibi bir kaygısı yoktur zaten. Onun korkusu sonunun yaklaşmasıdır. Kıyametin yaklaştığını fark edince kabul edemez, hep bir kaçış yolu arar… iyide nereye?

EY BALIK!

Şu sonsuz sınırsız alemi derya dururken,

Gittin de oltadaki yeme tav oldun..

Ne bekliyordun ki ?…Hakkındır  senin…

Farkına bile varmadan, avlanmaya giderken av oldun!

Bilseydin be akılsız  zaten sonun buydu senin…
Sofralara servis oldun diye üzülme,
Sen  yine döndünde ademi  deryaya can oldun!

NUR GÜRBULAK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>