Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Kurtul Diye; ‘’VAY HALİNE’’

Gencay Gülfidan

Gencay Gülfidan

Farlı bir yaklaşım denemesi olsun, sureye anlatmak için değil de kendimizdeki bu haslete şifa niyetiyle yaklaşalım.
Hümeze;

Tarayalım bir kendimizi şimdi bizdeki bu dedikodu gıybet oluşturan, hor gören ve biriktiren düşünce yapısını ve hal hareketleri.  Tarayalım, fark edelim yakalayalım ki ‘’Vay Haline’’ hitabına, MUTLAK DÖNÜŞTÜRÜCÜ BU RASULULLAH KODUna mazhar olabilelim. Şifa niyetine.

Vay haline vb şeklinde başlayan hitaplar benim gönlümde hep böyle titremiş beynimde böylece bir etki bırakmıştır. Sanki yakala kendi fıtratında, yapında ki vay haline hitabına mazhar ol ve kurtul…

KURTUL DİYE ‘’VAY HALİNE’’… Ne kadar güzel değil mi. Çare, şifa değil mi.

Sıkı bir takiple yakalayana, dedikodularını, yığıp biriktirdiklerini. Soyunamadıklarını, bırakamadıklarını… Bunları yakalayabilmek için çok dikkatlice seyredebilmek şart. Neler geliyor bizi yakıcı yıkıcı. İşte bunlar soyunamadıklarımız. Ne kadar soyunamadığımız varsa sistem bize hediye sunarcasına hele birde samimi bir yönelişteysek al işte bak bunlar seni yakıyor acıtıyor bunlardan soyunman lazım vermen lazım diye bize sunar hayat tepsisinde. Bunların içinden dedikodularımızı da ayıklamak mümkün olacaktır. Bak bakalım nerenden geliyor sana. Ve hatta düşüncende yakala bunu yapabiliyorsan, zihninde yakala ve sustur susturabiliyorsan. Düşüncendeyken yakala ki ERKEN VAY HALİME DİYESİN.

Değince de dediğinden kurtulabilesin. Samimiyetle ve Odaklanarak haline vay diyebilen, dediği anda kurtulmuştur o halinden. Zorluğun içindeki kolaylık misali. Aynı anda bulunması misali.

O halin getirisinden kurtulan da bir sonraki aşamada ‘m’ demekten kurtarabilirse eğer kendini; haller seyran olmaz mı…

Neyse esti bi öylece biz yine dönelim ve bağlayalım cümlelerimizi;

Ver gitsin!.. Yanlızlığı örnek alalım, daha doğrusu bir başınalığı. Çok yalnızım, düşüncelerimi paylaşacak iki sohbet edecek kimsem yok, kimse de dediklerimden anlamıyor mu diyorsunuz mesela. Verin gitsin!.. Yanlızlığı verin gitsin!.. Buna tutundukça, bunu dile getirdikçe zihninizde, düşüncenizde; bunun dedikodusunu yapmaktan öteye gidemez çakılı kalırsınız. Kafeste gibi. İkinci beyniniz, amigdalayıda alır yanına kapatır Kalpten gelecek Soyunabilme sinyallerini. Verebilirseniz eğer; tutunmazsanız, soyunursunuz! Konuşmayın razı olun yaşayın gitsin! Bırakın kurcalamayın O halinizi verin gitsin!…

Terk edilmeden, terk edebildiklerin nisbetinde yol alırsın. A.H.

Yakalayın fıtri dedikodularınızı. (Hatta aynı şeyi yine fıtrat gereği açığa çıkan İlmi Dedikodularımız içinde düşünmek mümkün!.) Soyunun sonrasında. Ve Vay Halinize!… ki; çıkartıp atabilesin üzerinden. Ondan sonraki aşamalarda da bunu kendinin yapmadığını fark edesin ve acziyetini hissedesin

Teklif diye gözüken ayetler Vay haline hitabını yakalarsan sana tespit olur. (Kur’an da sanırım her surede bu nüans mevcut

Kurân, “Ulül Elbâb” indinde, “teklif” görünümünde “tespit”ten ibarettir! A.H.

Dedikodu gıybet horgörme gibi haller hep kendine varlık verme ve şirk halinin sonucu olarak açığa çıkar bilinçlerimizde.  Biriktirdikçe şirk yaşantısı kuvvetlenir. Ve kuvvetlendikçe de sanılarımız artar.

Sanır ki birim; bu kendinden. Sanır ki bir gün kurtulacağım. Bilmez ki kendinden bildikçe, kendinde biriktirdikçe bir fayda etmeyecek.

Kendinden bildikçe darmadağın edilecek bir oluşumdan kurtulamayacak. Kim mi? İşte bu kendine veren düşünce yapısı. Gafletteki düşünce yapısı. Ve bunun sonucu ortaya koyulan fiiller.

Sistem tetiklenecek ve kaçınılmaz bir şekilde düşünce yapısı sonucu fiilsel bir şekilde de dedikodu ve diğer haller peydah olacak.

Bu bir bildirim gibi.  Vay haline hitabını duyana bir bildirim!. Vay haline hitabı gereğince tetikleyecek ve fıtratı gereği bilincinden açığa çıkacak… Bu hitap onu açığa çıkartacak. Buradaki dedikodu ve diğer hasletler, kendimizde ayıkladığımız VAY HALİNE hitabını duymamızla birlikte bilincimizde AÇIĞA ÇIKACAK. Çıkacak ki çözülsün.

Buradaki uyarıda ki fark kanımca açığa çıkabilmesi… Bastırılmış bir dedikodu ve gıybet hali değil. Açığa çıkan bir hal.

Ve bu hastalığa şifa niyetiyle çıkmış açığa. Şifa reçetesi de verilmiş. SANIMIZI bize göstererek. VAR SANDIĞIMIZI bize göstererek. Var sanışımızın bizi ne hallere soktuğunu bize göstererek…

Ne kadar kendine bir şeyler atfedersen, ne kadar kendinden bilir de ben şöyleyim ben böyleyim dersen, her değişinde biriktirircesine bir hale düşersin ve sanılarını arttırırsın der gibi…

Çok güzel bir sure… Bence olumlu yaklaşım yapılması gereken bir sure. Şirk düşüncesinin getirdiği başlıca hasletleri önümüze seriyor. Baştaki VAY HALİNE hitabı ilerde kurtuluşa işaret ediyor kanımca.

ŞİRK, Muhatab olduğun noktada Allah’ın Esmasıyla zahir olduğunu görememektir. İkiyüzlülük, yalan, iftira gibi tüm davranışların kaynağı da ŞİRK’tir!. A.H.

Ehlinin buna dedikodu ve gıybeti de eklediğini duymuştum.

Sevgiler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>