Widgetized Section

Go to Admin » Appearance » Widgets » and move Gabfire Widget: Social into that MastheadOverlay zone

ADANMIŞ SAMİMİYET

Gencay Gülfidan

Gencay Gülfidan

Vezkür fiyl Kitâbi Meryem* izintebezet min ehliha mekanen şarkıyya;
Gelen bilgiler içinde Meryem’i de hatırlat (zikret)… Hani o ailesinden (uzakta, mabedin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.

Fettehazet min dunihim hıcaben fe erselna ileyha ruhana fetemessele leha beşeran seviyya;
Onlardan kendini tecrid etti… Ona ruhumuzu (ilmi suret-dalga-data yapı) irsâl ettik de, Ona tam bir beşer olarak göründü.

Kalet inniy euzü Bir Rahmani minke in künte tekıyya;
(Meryem) dedi ki: “Rahmanıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!”

Kale innema ene Rasûlü Rabbiki, li ehebe leki ğulamen zekiyya;
(Ruh) dedi ki: “Ben Rabbinin Rasûlüyüm! Sana sâfiye bir oğul hibe etmek için açığa çıktım.”

Kalet enna yekûnü liy ğulamün ve lem yemsesniy beşerun ve lem ekü bağıyya;
(Meryem) dedi ki: “Bana bir beşer dokunmadığı ve ben de iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?”

Kale kezâlik* kale Rabbüki huve aleyye heyyin* ve linec’alehu ayeten linNasi ve rahmeten minna* ve kâne emren makdıyya;
“Orası öyle! (Ancak) Rabbin dedi ki: “O, bana kolaydır! Onu insanlar için bir mucize ve bizden bir rahmet olarak açığa çıkaracağız. Bu hükmedilmiş (olup bitmiş) bir iştir!”

(Meryem / 16 – 21)

***

Beşer olarak görününce Hz.Meryem’e neden Rahmana sığındı?

Kendi perdesini önünde görünce mi ki acaba… sen bende olan potansiyelsin, ama illa ben suretli bir şey istedim…

Görüncede birden karşımda sığındım.. Sığındım çünkü suret beni perdeleyecekti mi demek istedi..

 

Ortaya çıkardı, görünür hale getirdi, sonrasında gördüğünde kayıtlanmamak için sığındı GÖRÜNÜR HALE GETİRDİĞİ POTANSİYELİNE… AÇIĞA ÇIKMAMIŞ HALİNE SIĞINDI…

Görünür hale getirdi, tetiklemeyi oluşturdu ve perdeleneceğini hissedip RAHMAN a sığındı.

Görünür hale gelen ne dedi; BEN RABBİNİN RASULÜYÜM… Yani BEYNİNDEN İRSAL OLANIM… BEYNİNDEN SURETLENENİM… SENDENİM… Beyin de bir esma açığa çıkışı ve kendine ben diyor… SURETLENEN RASULDE ESMA AÇIĞA ÇIKIŞI OLARAK BEN DEDİ… FAKAT BU SEFER BİR FARKLA…. ÖTELEME BENİ DERCESİNE BİR ŞAHİTLİKLE…

Ben beyninin açığa çıkardığıyım, VEHMİNİM dedi.

Oda Vehminden Rahmana sığınıverdi… Bu seferki fark ne peki !?

Bu seferki fark Vehmin Zulmeti değil Vehim Nuruydu açığa çıkan Rasul…

Tetikleme amaçlı bir açığa çıkıştı bu… Nasıl bir tetikleme ?

Hz. Meryem’in karşısında gözüken Meryem’in Nefsaniyeti miydi… Nasıl olurdu Meryem Saf değil miydi ? Onda nefsaniyetin ne işi vardı…

İşte asıl saflık buradaydı; Safiyetle, nefsaniyet, şehvet vb kayıtlara girmeden olanca temizliğiyle saflığıyla hissedersen beynindeki, kalbindeki kıpırdamayı….

Suretlenir miydi sanada Rabbinin Rasulü…

Beyindi bu, suretlerle çalışıyordu ! İlla görecekti işte… Safiyetle de yönelince, düşünemezsin bile göreyim mi suretli mi olsun suretsiz mi vb… Ölçüp biçemezsin…. Samimisindir olabildiğince…

Ve görünür önünde de nitekim…

Sonra da sığınırsın, korkarsın belki kabullenemez yadırgarsın… TESLİM OLAMAZ SIĞINIRSIN… Farkı var mıydı; Asıl teslimiyet yaşansın diye miydi SIĞINMA… KAYDINDAN ÇIKABİLİP, SONUNA KADAR DEĞERLENDİREBİLMEK MİYDİ TESLİMİYET…

FARKEDEBİLMEK TESLİM OLABİLMEKLE Mİ MÜMKÜNDÜ…

TESLİMİYETİ DAHİ KENDİNDEN BİLMEMEK VE AKIŞINDA YAŞAMANIN BİR ADIDA MERYEM SAFLIĞIMIYDI…

GÖRECEKTİ Kİ SIĞINIP, SIĞINDIĞI POTANSİYELİN NASIL KENDİNDE MEVCUT OLDUĞUNU FARKETSİN VE İSA’YI DOĞURABİLSİN…

….

Hz. Meryem’in şuurunda beşeriyet yok. Kutsal Meryem, Saf… Kendi gibi Meryem….

Bana Hz.Meryem’in saflığının fısıldadığı şu oldu; Beşeri diye isimlendirdiğim -fakat hakikatime yönelme bilinciyle bakarak- şeylerin altındaki manalar samimiyetle ve ‘perdelenirim’ diye perdelenmeden yani perdelenme gibi bir perde oluşturmadan.. Bir dostumun dediği gibi ŞUURUMA BEŞERİYET SOKMADAN ;

Yani beşeriyet kendi adı altında yaşanacak ve GİRDİ OLUŞTURMAYA YARAYACAK Kİ ÇIKTISINI ALABİLELİM.. oluşumları ŞARTLANMALARIMLA değil de SAMİMİ bir şekilde yaşayıp GİRDİYİ oluşturup, ÇIKTIYI aldırtacak…

Meryem Saflığında bir yöneliş bence bu ki İsa’yı doğurabilsin…

Buradaki ‘’beşeriyeti yaşama’’ konusunda şuna da dikkat çekmek isterim ki;

Meryem ADANMIŞTI… HAKİKATE ADAMIŞSAK YÖNELİŞLERİMİZİ, BEŞERİYETİMİZ BİZE HAKİKATİ DOĞURTUCU EBE OLARAK YARDIM EDECEKTİR… HAKİKATE ADANMIŞ BİLİNCİN BEŞERİYETİ SAMİMİYETTENDİR…

Bunu bedeni şeylere düşkün yaşamak olarak anlamamak lazım düşüncesindeyim. Çünkü dediğim gibi Meryem Adanmıştı…. Adanan bir samimiyet var burada…

Ki bu samimiyet DIŞARIDA arama derdinden bizi soyutlayıp; VAZGEÇİRİP, dibine kadar Özümüzde bulmaya çalıştırır ki buda KAYDINDAN ÇIKABİLMEMİZ; VAZGEÇEBİLMEMİZ ÖLÇÜSÜNDE DIŞARIDA DA KARŞIMIZA SURETLENDİRİR…

SURETLENDİRİR ÇÜNKÜ SÜNNETULLAH KAYDINDAN ÇIKABİLDİĞİN ÖLÇÜDE VERİCİLİĞİNİ ARTTIRIR…

Artık biz bu bilinçle değerlendirebilir konuma gelmişizdir… BİZ FARKINDA OLMASAK BİLE, Neden farkında olmasak bile; çünkü FARKETME DERDİ İÇERİSİNDE DEĞİLİZDİR…

Bunu fark etmeyi istemiyoruzdur diye anlamayalım, İstiyoruzdur hemde yana yakına ama Meryem Saflığında…

Peki bu saflık ve beşeriyeti yaşama nasıl bir sıçrama yaşatır. Ve burada takılmak dahi bir kilitlenme oluşturur mu !?

İsa (a.s)’nın doğumu için zemin aşamasıydı Meryem idraki… Ya İSA (a.s) doğunca !?

Tam dalmış bunları düşünüyordu ki; birden odaya giren dostu dürttü onu… Zekeriya’yı da hatırla Meryem’den başladın da ne oldu Zekeriya hani deyiverdi… İçinden geçenleri Okurcasına…

HATIRLA HİTABI geldi aklına bu tatlı sert uyarıdan sonra.

HATIRLA DENİLEN ACABA ‘’ES GEÇME!’’ ‘’ATLAMA’’ HAKKINI VER HATIRLAMANI İSTENİLEN İDAKLERİDE YAŞA VE ‘’BUNLARI ZATEN BİLİYORUM’’ diye düşünme HATASINA DÜŞMEE…

HATIRLAA… HAZMETT MİYDİ…

Efendimiz (sav) ne buyurmuştu;

Bir adam: “Ey Allah`ın resulü, Allah`a hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Resulullah (sav): “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan” cevabını verdi. “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye ikinci sefer sorunca: “Kur`an`ı başından sonuna okur, bitirdikçe yeniden başlar” cevabını verdi.

Hiç gönlünden çıkmayan Ehli seslendi bu sırada;

Yine eskisi gibi, “bunları zâten biliyorum” diye kendinizi aldatarak eski günlerinize mi döneceksiniz?… AH

Yeniden başlamayı Her an yepyeni bir idrake kapı açmak olarak da düşünürsek, Hatırla diye gelen hitap ; ‘’ Ben bunu geçtim, biliyorum önceden okudum’’ derekesinden çık ! demek diyede düşünebilir miyiz…

Düşünürüz tabi derken; kardeşi geldi bu sefer yanına, geleni gideni de bitmiyordu… Tam düşüncelere dalıyor, açılımlar yakaladığını düşünüyor pat biri çıkageliyordu çağırmaya, tamir edilen evlerinin çatısı için çatıcıya boru almaya gönderen mi dersiniz, fırına halka almaya mı gönderen dersiniz vs vs…

Ve Öyle bir anda mail kutusuna değil sanki gönlüne gelmişti Dostun maili; *

Yorumsuzluktan bahsediyordu…

Hz.Zekeriya’yı, Hz.Meryem’i düşünürken, farkını sorgulamasına da vesile olmuştu bu mail.

Neydi ikisinin! Arasındaki ORUCUN farkı…

Şunlar titredi gönlünde bu oluşan AKIŞ sırasında;

Sanki;

Zekeriya DIŞŞAL OLUŞLARA, DIŞŞALLIĞA YORUM KATMAMIŞTA; KORUNAN VE BU DIŞŞALLIĞI OKUYAN ‘’HİKMETİ’’ AÇIĞA ÇIKARMIŞTI.

Meryem ise KENDİNE YORUM YAPMAMIŞ VE SAFİYETİYLE ‘’KUDRETİ’’ ÇIKARMIŞTI AÇIĞA.

Bu çağırıldığı ve işleri için koşturduğu sırada her gittiğinde yeni bir ışık yanmıştı sanki beyninde, yorum yapmadan, halledip gelmişti işleri sadece… Bu sırada da söylenilmesi gerekenleri, söyleyeceklerini de söylemiş, bunu olanca samimiyetiyle yapmıştı… Kendine yorum katmadan yaşamıştı o anları.. ve bu söylediklerinden ne birisinin kalbi kırıldı ne işleri aksadı… Ve bu oluşumlardan açığa çıkanlar şuan sizlerin okuduğu satırlara yansıdı…

Düşündü ;

DIŞŞAL OLUŞUMLARA YORUM YAPMAYAN HİKMETİ, KENDİNE YORUM YAPMAYAN KUDRETİ Mİ AÇIĞA ÇIKARTIYORDU….

Bu soruyu da atmış oldu beynine, açılması, oturması ve idrakıyla lütfuyla hazmolması dileğiyle…

* YORUMSUZ KALABİLİR MİSİN ?

 http://www.orijinkutuphane.org/yorumsuz.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>