Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Hüküm; Hüküm Vermeyenindir!…

Suhendan-Ketenci

Dr. Sühendan COŞAN KETENCİ

Çokluğa gözlerini açar bebek. Aslında hemen de göremez biliyor musunuz? Gördüğünü de hemen algılayamaz. Genetik verileri vardır ama henüz kayıtlar, hafıza yani veritabanı oluşmamıştır. Beş duyusu ile çokluğu oluşturur. Bilinçaltı kayıtları oluştukça da kimliği oluşur.

Esfel i Safiliyndedir artık.

Ama insan en güzel surette yaratılmıştır. Ve bunun farkındalığı için yolculuk başlayacaktır

Bir gün Hz.İbrahim in vahiy alışı gibi ilk vahiy çokluktan gelir. Kendi yarattığımız evrenimizden. Genlerimizde kayıtlı olan, varoluş manamızın ortaya çıkması için yarattığımız evrenden vahyi çeker alırız. Der ki bir bilen, bir yazı, bir film…’ Tüm evren sende mevcut. Sen sonsuz sınırsız potansiyele sahipsin. Hepsi sende ‘ Nasıl yani?

-    Tabii ya . Hatta sadece SEN varsın.

-    Sadece BEN mi varım. !!!???

Çokluk diye gördüklerin yarattıklarındır.

Kendinden ayrı gördüğün çocuğun, eşin, işin yani evrenin iç dünyanın yansımasıdır.
Seyretmek istediklerini yarattın, duymak istediklerini duyuyorsun, görmek istediklerini görüyorsun…

Birisi sana güvenmiyor mu, sor kendine hangi konuda güvensizsin?
Çocuğun huzursuz ve başarısız mı? Sor bakalım çocuğunla ilgili ne kadar kaygılısın, nasıl kaygılar üretiyorsun?

Evet her gördüğün, görmeyi seçtiğin evreninden bir enstantane.
Evet sadece SEN varsın.

Ayrı ayrı varlıklar diye gördüklerin TEK bir yapının TEKİL hareketidir.

Sistemi OKU maya başlarsan anlarsın.
Suretler olarak değil, TEK in farklı aksedişlerinin, iletişimi, ahengi diye bakabiliyor musun ?.

Ali’nin Veli’ye yaptığı olarak değil, sadece bir frekans akışı, TEK e hizmet eden süreçler olarak algılayabiliyor musun?

İlim sohbetine katılmak istedin. Evrenin sana nasıl suretler adı altında hizmet ettiğini ve birgün mucize gibi kapıların sana açıldığını görebildin mi?

Birbirlerinden kopuk gibi görünen olayların aslında nasıl bağlantılı olduğunu, birbirinden ayrı birimler gibi gördüklerimizin aslında elektron boyutunda sürekli iletişimde olduklarını biliyor musun?

Başına gelen bir olayın seneler evvel zihninden geçen bir istek olduğunu, o andan itibaren evrenin çarklarının buna hizmet için dönmeye başladığının farkında mısın?

Bütün bunları farklı birimlerin tesadüfi hareketleri mi yoksa o TEK il hareketin muhteşem azameti olarak mı görüyorsun?

TEK lik bilgim var demek kolay. TEK bilinç, kozmik billinç, Ahadiyet, Samediyet öyküleri anlatmak kolay. Sen yaşamında bunu ne kadar GÖREBİLİYOR sun.

Görebiliyorsan Hz. İsa gibi alırsın Vahyi her an TEK yapının açığa çıkışından. Alırsın, alırsın da haşyetinden dağların yıkılır farkında olmazsın…

Ama bu da ancak kendini bu evrenle BİR leyebilirsen görmeye başlarsın. Ayrıklıktan Birliğe geçtiğinde, süreçlere kendini bıraktığında, sakin kaldığında OKU maya başlarsın sistemi. Yeterki dur, sakin ol. Bekle… Ve OKU maya başla işaretleri, evreni…

Gözlemci ol. Bu boyutla BİR leşen birimsel yapın. Ama sen üstündesin bu yapının ve boyutun. Sen evrenle birleşir, ayrı egon, ayrı birimsel varlığın olmadığını farketmeye başladığında yükselirsin. Üst boyuttan seyre geçersin.

TUR yüksek yer de demekmiş. Gözlemci olan, zihni aradan çıkaran kozmik bilinçten ilhamlar almaya başlar. Evrensel aklın bilgileri bilince akmaya başlar.

Sadece özümüzden değil, artık karşıdaki suretlerden de konuşur kozmik bilinç . Hz.Musa gibi alırsın vahyi…

Kendimizin kendimize hitabı olduğunu biliriz.
Artık hem özümüze dönmeye, hem de evrenin tekil hareketini farketmeye başlarız
Evrenimizde gelişen olayların bizden çıkanın bize dönüş olduğunu biliriz. Hem özümüzden alırız ilhamı, hem okuruz kendi yarattığımızın farkındalığı ile evreni.

Ve yavaş yavaş emin beldeye yolculuk başlar.

Gözlemci hiçliğe, gerçeğin açığa çıkışına bir geçiş dönemidir.

BEN hissinin dahi olmadığı, duygunun, arzuların, sıkıntıların alt boyutlarda bırakıldığı andır artık bu. Emin beldede olma daimi huzur, daimi evinde olma hissidir.

Evreninde beş duyusu ile çokluğu yarattığını bilir, hakkını verir. Ama süreç bittiğinde yine evindedir.

Hakikatini fark edip şuur noktasından, en azından gözlemci noktasından bakana evren hizmet eder.

Küçük arzuların peşinden giden ego isteklerini elde etmek için çok büyük gayretler göstermek zorundadır.

Ama Hakikat noktasında, zihni aradan çıkarıp, duasını emin olarak yapana evren hizmet eder ve tüm imkânları ayaklarına serer. Kesilmeyen karşılıktır bu.

Sistemi Oku yup gereğini yapan için ve kendini emin beldede bulan için sapma, perdelenme yoktur. Zihinden geçenler, hafif duygulanmalar, meltem esintileri, denizin üstündeki küçük kıpırtılar gibidir. Suya çizilen çizgidir. Anında yokolur gider…

Hüküm kendinindir. Hüküm Allah ındır. Birim varlık olmadığını fark eden ve yaşayanındır…

Tin suresinden bana yansıyanlardı
Selam ve sevgi ile

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>