Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Muhyiddin-i Arabi’den Altın Öğütler (1)

Marifet, Yakınlık kurmak suretiyle elde edilen bilgi; İlim, Akli bilgi ya da mantıksal çıkarım anlamına gelir.

Hayal Gücü; ister uyanıkken ister uykuda olsun daima faaliyettedir. uyanıkken bu meleke işini uygun bir şekilde yapamayacak kadar duyum izlenimleri tarafından celbedilir. Fakat uykuda duyular ve diğer melekeler istirahat halinde iken hayal gücü tamamen uyanıktır..

Yokluk (fena); Hayvani nefsin dünyevi arzularından sıyrılmasından başlayan tedrici bir süreç, “ben” bilincinin giderek yok olması ve Allah’ı ve yarattıklarını gözlemlemeye kendini mutlak olarak vermekle sona eren bir durumdur. Fena; bilgisizliğin yok olup, sezgi ile elde edilen Bütün’ün Öze ait birliği hakkındaki hatasız bilginin bekasıdır.

* * *

Dünyada, berzahta, mahşerde ve cennet-cehennemde her şey burçların etkisi altındadır.

* * *

Burç değişti, yıldız şöyle oldu da yağmur yağdı diyenler; Allah’a küfür, yıldıza iman ettiler.

* * *

İyilik olsun kötülük olsun, hepsini kendine bulaştıran insandır.

* * *

Gerçek Allah’a ibadet etmek, onu dille zikretmek ya da kalple hatırlamak değil, kendin dahil her şeyde onu temaşa etmektir.

* * *

Marifeti, yani Allah’a karşı irfan sahibi olmayı, vücudun yokluğa gitmesinde beklemek üzerine bir sözümüz var. Keza, fenanın da fena bulması üzerine. Kısaca diyelim: Bu , Hak varlığa ortaklığın bir ispatıdır. Yani arada, bir yabancı varlığı kabul etmektir.

* * *

Uyku ile uyanıklık arası hal (yakaza), Allah’ın gizlediğini anlamaktır.

* * *

Tasavvuf, zahiren ve batınen şerri edeple durmaya denir.

* * *

İnsan nasıl karanlıktan doğup aydınlığa (nur) çıkıyorsa, sonunda aydınlıktan çıkıp karanlıkta kalacaktır. Bu nedenle karanlığınız sizi seven bir dost gibi peşinizi hiçbir zaman bırakmayacaktır.

* * *

Eğer kalp secdeye varırsa, artık o secdeden başını kaldırmaz, sonsuza dek secdede kalır.

* * *

Ahiret gününde sorgu ve suale tabi olmayacak kimse, kalbi secde eden kişidir. Secdeden daha şerefli bir hal yoktur. Bu, bilgiye varma halidir. İlim sıfatından da daha şerefli bir sıfat yoktur. Dünya ve ahirette insana rahatlık ve mutluluk getirir.

* * *

Secde nedir?… Her secde edenin, kendi benliği olan aslını secde ile görmesidir. Ona şöyle derler: “Senden kaybolanı iste bakalım; senin çıkmış olduğun asıl odur.” Bu nedenle cisim kendi aslı olan toprağa secde eder. Ruh da kendisinin çıktığı Ruh Bütünlüğü‘ne secde eder.

* * *

Kuşkusuz hakikatler iki kısım üzeredir. Bir kısmı akılda basit olarak bulunan hakikatlerdir. Örneğin; yaşam, bilim, konuşmak, duygu gibi… Bir diğer kısım ise, bir araya getirilmiş bir bütünün varlığıyla bulunan hakikatlerdir. Örneğin; gökyüzü, alem, insan ve taş gibi.

Eğer sen, “peki, birbirinden uzak duran bu ilkeleri (el-ümmehât, el-mütenâfie) biraraya toplayan ‘ilke‘ nedir ki onların karışımından meydana gelen şey görünür olur?” diye sorarsan; işte burada çok acayip bir sır ve çok zor bir bütünleştirme vardır ki, onun açıklanması yasaktır. Çünkü o sırrı taşımaya insanın gücü yetmez; çünkü akıl onu idrak edemez. Ancak keşf ehli onu keşfedebilir.

* * *

Din iki türlüdür. Biri, Allah katında Allah’ın bildirdiği kimse ile o kimsenin bildirdiği kimseler nazarında malûm olan; öteki de halk nazarında bilinen dindir.

(Devam edecek)

www.yorumsuzblog.net.tc

Kaynak:
Muhyiddin-i Arabi’den
Altın Öğütler
Ali Dündar, Kozmik Kitaplar, 1. Baskı, Mart 2005

Muhyiddin-i Arabi’den Altın Öğütler (1) için toplam 9 yorum yapmış

  1. ibrahim Cevapla

    09 Nisan 2009 - 12:16

    muhyiddin-i arabi muhyiddin-i arab-i muhyiddin-i arabi ey guzel insan nede guzel öğütler bunlar allah senden razı olsun bizide tasavvufu hakkıyla kavrayıp yasayanlardan eylesin amin.. allah tum muminleri ahiret gununde affeylesin amin..

  2. davut aydın Cevapla

    28 Nisan 2009 - 10:32

    arabide takılıp kalmak günümüzün anlayışlarına yaklaşımımızı engeller..arabice düşünüşün günümüz karşılığı bulunmalı ..!
    sözden faydalanmak..ANLAŞILDIĞI kadardır..!
    arabiden muhammedi anlayışa bakış çok zevkli ve kolaymış..!
    sevgilerimle

  3. raciii Cevapla

    03 Temmuz 2009 - 17:59

    arkadaşlar tasavvuf artık elee avuca düştü yani her önüne gelen bahsediyor ……. o kadar basit bişeyse biri banada anlatsın………derman aradım derdime derdim bana derman imiş

  4. Ali Darar Cevapla

    24 Temmuz 2009 - 22:37

    Insan soylemi ile eylemini birlestirince,fiillerin zuhuru,sifatina yansiyor.
    cem edince tevhid-ilahi su yuzune cikiyor.arabiden parlayan ilahi isik,aynadan parlayan gunesin savgi olsa gerek,BEN den yansiyan da O olsa gerek!ne mutlu SENel Hak diyenlere.

  5. bunyamin Cevapla

    06 Aralık 2009 - 23:10

    en yüksek düşünce boyutu anlamak tır bu iş.kendinizi yok sayınız bır an ve vucudunuza bakınız .

  6. Kamile Cevapla

    09 Nisan 2010 - 11:58

    SELAM

  7. Kamilsen Cevapla

    21 Nisan 2010 - 16:15

    Aleykum selam

  8. serkan Cevapla

    25 Nisan 2010 - 14:58

    Bir hiç olduğumuzu anladığımızda bunu anlayacağız demektir.

  9. ilhan Cevapla

    29 Nisan 2010 - 18:02

    çok güzel masallah elinize saglik…Allah cc. idrakımızı artırır insallah..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>