İsa yada Şeytandan Arınmış Adem

Birol Usta
Bir hadisde, ”Rahman Adem’i kendi suretinde yarattı” der..
Bir ayette de, ‘‘O’nu tesviye edip kıvama getirdiğimiz zaman, RUHUMDAN NEFH ETTİM” der..
Burada ki kıvama getirmek hem beyin, hem de vücuttur!!..
Hadiste belirtilen SURET insan vücududur ki, insan beynine ALLAH’IN RUHU NEFH OLDUĞU zaman, vücut bu tecelliyi yadırgamasın!…
Nefh edilen Ruh Allah’ın ruhudur. Allah’ın Ruh’u; tüm SURETLERİN öz’ünde ki İSİMLERDİR…
Adem; tüm isimleri yansıtıcı ”kül” (beyin) dür ki, İNSAN VÜCUDUNDA SURETLENİR…
İnsan vücudu Allah’ın Ruh’u ile bütünleştiği vakit; YERYÜZÜNDE ADEM NESLİ BAŞLADI (!)
Adem nesli; Allah’ın Ruh’u ile bütünleşen İNSAN VÜCUDUDUR (!)
Allah’ın Ruh’u, yani tüm suretlere hayat veren Ruh, tüm olarak insan vücuduyla bütünleşince; YERYÜZÜNDE HERŞEY O’NA SECDE EDER OLDU..
Dışsal varlıkları ilah edinmeye elverişli insansılar, Adem’deki Ruh’u görüp, O’nla ilk tanışıklıklarında Adem’i ilah edinerek, MELEKLER GİBİ SECDE EDER OLDULAR..
Secdeleri Adem’e değil, Ademle bütünleşen tümel Ruh’a (Ruhül Kuds) idi.. Tümel Ruh Allah’ın Ruh’u idi. Allah’ın Ruh’u ise, Allah’ın Zatı!…
Gün geçti devran döndü ve Adem Nebi ölümü TATTI..
Adem’deki kuvveleri ve kudreti gören ve bu yüzden O’na yönelenler kendilerini derin bir boşlukta hissedince DÜNYANIN İLK HEYKELİNİ YAPTILAR…
Adem’i kaybettik,bariheykeline tapınalım (medet umalım) diyen insansılar, dünyanın ilk putunu yaratarak PUTPERESTLİK İNANCINI BAŞLATTILAR!..
Zamanların bir vaktinde Adem’in neslinden bir çocuk doğdu ve adına da İbrahim denildi..
İbrahim; heykellere tapınan bir kavmin içerisinde doğmuş ama Adem babası (gerçek babası!!!) gibi ALLAH’IN RUH’UNU KENDİ ÖZ’ÜNDE BULMUŞTU (!)
Zaman zaman kavmine kızar, ”neden bu heykellere tapınıyorsunuz?. Onlara secde edeceğinize Rahmana secde edin” derdi..
Rahman; tüm esma ve sıfatların bütünü olan Allah’ın Ruh’uydu ki, İbrahim O’nu kendinde bulmuştu !.. İş bu yüzden de bir kuşu dörde böler, her bir parçasını bir tepeye koyar ve sonrada kendine çağırırdı ki, uçarak O’na geri dönerlerdi…
Yine zaman zaman biyolojik babasının yanına gidince İbrahim, babasını puthanede görünce çıldırır, gerçek babası olan Adem Nebiden pasajlar sunardı…
Ve zamanın birinde İbrahim Nebi de ölümü tattı!..
Dünya döndü, devran döndü ve İsa mesih dünyaya geldi!…
İsa’nın doğumu aynı Adem’in doğumu gibiydi !!!
Hani nasıl kıvama gelmiş olan insan bedenine RUH NEFH OLMUŞTU YA?!.. İşte bu da aynısıydı… Ama küçük bir farkla!…..
Adem dünyaya gelmezden evvel yeryüzünde şeytanlar gezerdi. Bu yüzden de toprakların üzerinde şeytanların ayak izleri vardı…
Bedeni itibarı ile topraktan var olan Adem’in hamuruna ŞEYTAN BULAŞTI…
Şeytan; bedensel kuvveler idi (!)
Şeytan; Allah’ın Ruh’unun tecelli ettiği ALEMİN KENDİSİYDİ!..
Allah’ın Ruh’u; şeytanların, hayvanların ve insansıların alemine tecelli etmişti ki, ŞEYTANI KENDİSİNE SECDE ETMEZ GÖRDÜ (!)
Adem’in bedeni topraktan, İsa’nın bedeni ise Meryem’dendi.. İş bu yüzden İsa’nın hamuruna şeytan karışmadı!..
Çünkü Meryem çocuğunu doğurmadan evvel kendisini şeytandan arındırmıştı (!)
Hz. İsa’da aynı Hz. Adem gibi Allah’ın Ruh’u ile bütünleşmişti ki, Adem’in bedenini topraktan varedenRuh gibi, O’da topraktan kuş yapar uçururdu…
Zaten O Ruh geçtiği her yere hayat verir !
Tüm suretler O Ruh’la hayat bulmuştur !
Günler geçti ve aynı şey vuku buldu.. O şey, nasıl ki zamanında insansılar Adem Nebiye secde etmiş O’nu ilahlaştırmışlardı ya, işte aynısını İsa Nebiye de yaptılar…
İsa Kudsi Ruh’un.. Yani Zat’ın tecellisiydi…
”O’na Ruh’umdan üfledim!” diye işaret edilen Allah’ın zatının tecellisiydi İsa nebi…
Yani; Rahman ismi ile işaret edilen Esma ve Sıfatların bütünü olan Ruh’un irsal olduğu bir vücuttu O (!)… Ki, O’nu da ilah edindiler!…
O’da ölümü tattı…
Ve Adem neslinin son nebisi olan Muhammet Mustafa aleyhisselam doğdu…
Adem NESLİNİN… Yani, ”O’na Ruh’umdan nefh ettim” diye işaret edilen Ruh’u kendilerinde bulup da, hiç bir şeye secde etmeyenlerin son nebisi olarak!!!…
Ama O.. Yani Hz. Muhammed, Zatın tecellisi olarak değil, sırf zat olarak açığa çıktı ki, iş bu yüzden O’nu ilahlaştıramadılar …
”O’na Ruh’umdan üfledim” işaretiyle insanda bütünleşen RUH; ”O yerlerin ve göklerin Rabbidir” işareti ile de, İNSANDAN DA TENZİH OLDU…
”İnsan dehr’de anılır dahi değildi” ayetinin işaret etmek istediği gerçeği dile getirdi son nebi.. Yani; insan O’nda yok olur, demek istedi…
Adem nebide başlayan Esma ve Sıfatları (Rahman) kendi bilincinde bulup yaşamak (Halife) süreci; sırf zat’ı müşehade etme süreci ile SON BULDU (!)
Rahman BÜTÜN olarak sadece insan bilincine nefh olurken; Zat ise, tüm canlıların bilincinde hazır ve nazırdı !!!
Zat; tüm suretlerde açığa çıkan Ruh’un derunuydu ki, O’NA TAPINACAK İKİNCİ BİR VARLIK YOKTUR…
Çünkü O ikinci bir varlığıkabuletmez!..
Öz’den O’na yolculuğa çıkan ancak Rahmana kadar ulaşır ve daha ötesine gitmeye kalktığı zaman ulaşamaz ve otomatik olarak O’na secde edemez…
Çünkü O’nun olduğu yerde ikinci bir varlık olmaz !!!
O, sırf zattır (Ehat)… İş bu yüzden de İlahlık anlayışından uzaktır…
La İlahe İlla Allah …
Birol USTA
birol701970@mynet.com
Son Yorumlar