Ahmed Baki – Aynadaki Evren
Değerli Dostlar,
1990’lı yıllarda kaleme aldığımız ve birçoğu popüler bilim dergilerinin o yıllardaki sayılarında yayınlanmış olan bazı yazılarımızı, “HOLOGRAFİK BAKIŞ” ismiyle bir kitap halinde sizlere sunduktan sonra, yine okuyucularımızın isteği ve yayınevimiz KİTSAN’ın talebi üzerine, bu kez de ‘Tasavvuf ve Bilim’ konulu web sitemizde 1995 yılından itibaren “AYNADAKİ EVREN” başlığıyla yayınladığımız diğer bazı yazılarımızı yeni bir kitap halinde sizlere takdim ediyoruz.
Her iki kitabımızda da “Tasavvuf, “Din” ve “Bilim” konuları üzerinde durduğumuz için, önce bu konularda son zamanlarda sıkça tartışılan birkaç önemli hususa değinelim burada.
Başlangıçta bir tespitte bulunalım:
Bilim, varolan şeyleri araştırma ve onları insan aklının kavrayabileceği kanıtlarla açıklığa kavuşturma yöntemidir. Bilimin keşfettiği şeyler doğada zaten olan şeylerdir; dolayısıyla bilim, keşfedilebilineni ve nasıl keşfedilebildiğini açıklar; keşfedilemeyenler için peşin hükümle “yoktur” yargısına varmaz!.. Örneğin, yerçekimi kuramı geliştirilmeden önce de yerçekiminin olması veya enerjinin formüle edilmeden önce de enerji ve kütlenin varolması gibi…
Birşeyin “bilimsel olmayışının” anlamı, belirli bir metodoloji ile o şeyin (henüz) açıklığa kavuşturulamamış olması, yani o alanda bilimsel olarak kabul edilen çalışmaların olmayışı; veya varsa yapılan çalışmalarla o sonuca varılmadığı anlamına gelir. O şeyin olmadığı veya olamayacağı ya da inkâr edilmesi gerektiği anlamına gelmez! Çünkü bilim dinamiktir, sürekli araştırır, bulur ve gelişir… Bu bakımdan örneğin, “dünya yuvarlak olamaz” diyen düşünce bilimsel bir düşünce olmadığı gibi, “gök cisimlerinin dünya üzerindeki etkileri bilimsel değil” ifadesi de hiçbir zaman o etkilerin varolmadığı anlamını taşımaz.
Okumak için tıklayınız…
Son Yorumlar