- Ahmed Hulusi
- Ahmed BAKİ
- Mehmet Doğramacı
- Kenan Rifai
- Bilimsel
- Yazarlar
- Mehmet Doğramacı
- Ahmed Fevzi Yüksel
- Esin Tezer
- Dr. Sühendan Çoşan Ketenci
- Sibel Tanyel Topçu
- Gencay Gülfidan
- Birol Usta
- Nur Gürbulak
- Hatice Çetin Topuzdağ
- Onur Yılmaz
- Bedri Ayzet
- Gökhan Erdem
- Mert Kılıç
- Özgür Durmaz
- Emre Ümit Tuncel
- Dr. Emel Aydemir
- Erkan Ağır
- Evren Acıgül
- Mustafâ Alp
- Sonsuzluk Yolcusu
- Türker Ercan
- Medya

















ARZU ÖZ
09 Mart 2012 - 06:55
ben hepğ eski halimi arıyorum çünkü kaybrttiklerim çok değerliydi.eskiden içimi her gün dolduruyordum imanımın arttığını hissed,yordum şimdi ise her şey zorlamayla oluyor ya da olmuyor çoook üzgünüm herşeyi erteleyen yaptığı iyilikten ibadetten bile zevk alamayan bir zavallıyımmmmm:( nereye tutunup nasıl kalkacağım… kalkabilecek miyim?
muammer
16 Mart 2012 - 16:58
o kadar çok noksan var ki.. nerden başlayacağımızı bile bilemiyoruz.günler, geceler;saatler,aylar..
hep noksan ve hep noksan geçiyor.ha kalktığımız olmuyor mu, oluyor tabi.onun huzurunu da hissediyoruz.ama çokta çabuk düşüyoruz.samimiyetsizlik değil bunun adı.kendimizle koca koca kavgalar,kendimize küsmeler…tamam bazen öyle ki,utanarak iman ediyor,utanarak dua ediyoruz.insanın kendi mezarını kendisinin kazmak istemesi gibi birşey bu.