Zaman ve mekân ötesinden
Bilimle dinin ortak açıklamaları, günümüzde genellikle beş duyu dünyasına ait konularda ele alınmaktadır. Oysa biz, bunlardan çok farklı olarak Modern Bilim ve Din’in asıl hangi noktada buluştuğu konusunu −ki o varlığın aslı ve hakikati konusudur− AYNADAKİ EVREN kitabının önsözünde açıkladık.
Bu konuyu derinlemesine düşünmek isteyenler için aşağıya merhum fizik profesörü David Bohm’un bilimsel bir tespitini ve ardından Üstadım Ahmed Hulûsi’nin bir açıklamasını alıyorum. Her iki bakışla da konu hakkında geniş bilgiye, web sitemizdeki TEK’in SEYRİ ile İNSAN ve DİN kitaplarından ulaşabilirsiniz.
DB: Beynimiz, zaman ve mekân kavramlarının ötesinde, derindeki bir varlığın hükmünün, başka bir boyuttan gönderdiği projeksiyonların girişim frekanslarının, matematiksel olarak değerlendirerek, gördüğümüz yapılara dönüştürücüsüdür.
AH: NOKTA’dan meydana gelen açı içindeki Rahmaniyet zuhuru ve bu zuhurun üretkenliği ile meydana gelen Rahîm’den, arş isimli evrensel doğurganlık ile tüm esmâ mertebesi hâsıl olmakta… Ve Kürsî, “Rubûbiyetin tahakkuk ve tahakküm mertebesi” olarak açığa çıkmaktadır!. Kül, bu arada, aynıyla zerreye yansımış olduğu için de; zerrelerde (yani birimlerde), Rabbin, (yani esma terkibinin) getirisi hükmü, kademe kademe kişinin semâvâtından bedene nâzil olmaktadır.
Son Yorumlar