The Secret Law of Attraction (Çekim Yasası Sırrı)
Ahmed Bâki
“The Secret“, tarihte ilk kez tüm dünyaya açıklanan ve insanlığın yeni bir döneme girişini simgeleyen “Gizli Yasa” veya “Sır” diye tanıtılan yeni bir filmin adı. Daha önce blogdan duyurduğumuz “What the Bleep Do We Know” formatında ancak içinde bir hikaye olmayan belgesel türünde bir film. Avustralya, Yeni Zelanda ve Papa Yeni Gine’de televizyon kanallarında DVD ve internetten satışı yapılıyor; fakat bildiğim kadarıyla henüz sinemalarda gösterimde değil.
“İnsanoğlu bu sırrın açıklanmasıyla yeni bir döneme girecektir” diye sunuluyor. “Evrenin büyük sırrı, çağlar boyunca yolculuğunu yapıp şimdi size ulaştı” deniyor. “Öğrendiğinizde hayatınızı sonsuza kadar değiştirecek. Herşeyin sırrı, huzur, mutluluk, başarı, sağlık, zenginlik, sevgi, dostluk, istediğiniz herşey için… Tüm yapmanız gereken sırrı anlamak ve uygulamak. Bunu bilen herkesin yaşamı değişti. Sizinki de değişecek! Tarihte ilk kez, dünyanın önde gelen bilimadamları, yazarları, filozofları, herkesin hayatını değiştiren bu sırrı açıklıyorlar. Daha önce de çeşitli felsefelerde, dinsel öğretilerde, edebiyatta yeralan bu sırrı Plato, Newton, Carnegie, Beethoven, Shakespeare, Einstein gibi ünlü kişiler biliyor ve kullanıyorlardı.” deniyor… Filmde, çeşitli kişiler bu prensiple yaşadıkları olayları anlatıyorlar; tıp ve kuantum fiziği konularında bilimadamları gerekçelerini açıklıyorlar.
devamı…
Sır, “çekim yasası”: “Tıpkı yerin her nesneyi çekmesi gibi, yaşamınızdaki herşeyi de oraya siz çekiyorsunuz. Filmde, istediğiniz şeyi yaratmak için çekim yasasının (law of attraction) nasıl kullanılacağı ve ne şekilde etkin olduğu açıklanıyor. İnsanların çoğunun düşüncelerini ya istemedikleri şeylere ya da zaten elde ettikleri şeylere yoğunlaştırmakta olduğu noktasından hareketle, niyet ettiğiniz şeylerin gerçekleşebilmesi ve başarabilmeniz için, düşüncelerinizin tamamen “istediğiniz şeye” yoğunlaşması gerektiği vurgulanıyor. Hayatınızda o istediğiniz gibi birşey henüz hiç olmasa dahi… Yeter ki isteyin, kendinizi neye ulaşmak istiyorsanız öyle hayal edin!
“Çekim yasasını doğru uygulayıp uygulamadığınızı hissettiklerinizden anlayabiliriniz: Eğer, mutlu, neşeli, huzurlu, başarılı, yani pozitif hissediyorsanız, bu demektir ki istediklerinizin gerçekleşmesi konusunda çekim yasasını doğru kullanıyorsunuz ve başarılı olmaktasınız. Eğer korku, depresyon, kızgınlık gibi negatif hisleriniz varsa, o halde istemediğiniz şeylere yoğunlaşmış olduğunuzdan hayatınıza onları çekmektesiniz ve çekim yasasını kendi aleyhinize kullanmaktasınız.”
Filmde bilimadamları ve yazarlar Esther Hicks, Jack Canfield, Joe Vitale, Fred Alan Wolf (ayrıca What the Bleep’te idi), John Demartini ve Denis Waitley gibi birçok tanınmış kişinin konuşmaları yeralıyor. Batıda, özellikle ABD’de milyonlarca insan bu tür prensipleri yaşamlarına uygulamaya çalışıyorlar. Bununla ilgili yüzlerce kitap 1980′lerden beri en çok satanlar arasında her biri milyonlarca satılıyor ve gün geçtikçe de yayılıyorlar.
“Sırrın anlamı, yaşamınızda varolan her şeyin sorumluluğunun yüzde yüz size ait olduğu. Aklınız bunu kabul etmekte zorlansa dahi… Yaşamınızdaki herşeyi vareden güç sizin kendi özünüzde mevcut. Yaşadıklarınızı ve dünyanızı olduğu şekliyle vareden sizsiniz ve bunu düşüncelerinizle, duygularınızla, inançlarınızla, niyetlerinizle gerçekleştirmektesiniz. Bunlar sizin titreşimlerinizi belirliyor ve evrene salınan bu titreşimleriniz de aynı frekanstaki insanları, objeleri, olayları, şartları yaşamınıza çekiyor. İç dünyanızdaki düşünceleriniz, dış dünyanızı şekillendiriyor. Bunu bilerek, dilediğinizi seçin, sonuçlarını yaşayın!”
Sitemiz ziyaretçilerinin ve özellikle sitemizdeki kitapları okuyanların ilk kez duymadığı, yabancı olmadığı konular bunlar… Özellikle yakında sitemizde İngilizcesini yayınlayacağımız Dua ve Zikir’deki, insanın kendi özündeki ilahi kuvveleri harekete geçirmesi ve beynine bahşedilmiş güçleri değerlendirmesi anlamına gelen “dua” konusundaki açıklamalar, adeta bu filmde yeniden ele alınmakta, ancak farklı bir perspektiften, ağırlıklı olarak bireysel başarılara ulaşma aracı düzeyinde batı insanına açıklanmakta…
Neye odaklanırsanız, yaşamınıza onu çekmektesiniz. Sizin değer yargılarınızın beyniniz için geçerliliği yoktur. İster korkarak, ister istemeyerek, ister arzu ederek odaklanın, hepsinde aslında o odaklandığınız şeyi yaşamınıza çekmektesiniz…
Dünyayı ve insanların yaşamını yöneten gökte bir tanrı olmadığını ve insanın özündeki evrensel güçleri farketme yolunda önemli bir adım bu ve benzeri filmler. Evrende işleyen bir sistemin varlığını ve insanın kendi yaptıklarının sonucunu yaşadığını anlamasına da önemli bir katkı…
Hazreti Rasûlullah aleyhisselâmın bizlere “dua” adı altında kendi özümüzde mevcut bu kuvveleri kullanabilmenin yollarını öğütlemiş olmasını bir kez daha iyi değerlendirmek ve şükretmek için iyi bir fırsat bu. “Dua edin, icabet edilecektir” sırrını, batı toplumları “evrene ne verirseniz, o size geri döner” kadarıyla farketti… Bu konudaki değerlendirmelerimizi merak edenler, web sitemizdeki Aynadaki Evren kitabından “Modern Bilimin Ötesi” başlıklı yazımızı okuyabilirler.
Müslüman toplumlar kendi iç sorunlarıyla boğuladursun, kalkınmış Batı toplumları, kendi özlerindeki ilahi güçlere yönelmekle ve onları deneyimlemekle dünya yaşamlarını değerlendirmeye çoktan başladı bile… Bundan sonra geriye kalan ve çözüm bekleyen sırrın, “Allah” ismiyle işaret edilenin ne olduğunu farkedebilmek olduğu apaçık ortada! Kim bilir, belki de bundan sonraki adımda sıra onda…
Rasûlullah’a imanın ne büyük bir hazine olduğunu görebiliyor muyuz acaba?..
Ahmet Hakan Ak
11 Kasım 2007 - 22:41
“Dünyayı ve insanların yaşamını yöneten gökte bir tanrı olmadığını ve insanın özündeki evrensel güçleri farketme yolunda önemli bir adım bu ve benzeri filmler. Evrende işleyen bir sistemin varlığını ve insanın kendi yaptıklarının sonucunu yaşadığını anlamasına da önemli bir katkı…”
Bu,sizin çıkarımınız mı?Yoksa,kimin tam anlayamadım.gerci uzun uzun da okuyamadım ama,kavrayamadım.Bu görüş kime ait acaba?Daha net açıklar mısınız?
binnur
20 Mart 2008 - 22:52
ben bu filmi şöyle yorumladım
1-allahtan iste
2-allah istediğini verecektir
3-buna inan
4-şükret
5-dualarınız olmasa siz ne işe yaradınız?
bu sözü unutma
sadalmelik
29 Mart 2008 - 20:32
islamın mesajını allayıp pullayıp bize satıyorlar ya helal olsun onlara….yazıklar olsun bizlere de hazineden habersiz gaflet içinde yaşayan adı müslümanlara…
Okan Baymen
27 Ocak 2009 - 20:19
Merhaba gencler Ben Prof.Dr.Okan Baymen The Secret TURKCE kitabıyla The Secret İNGİLİZCE kitabı arasında İNANIN cok FARK var.Kitabı tercume eden kurum veya kuruluslar KİTABI yanlıs tercume etmisler BİLEREK !! Cunku kendi cıkarlarini dusunmusler İngilizce kitabı alın ve nerde nerede buyuk tercume hatalari var gorun ! Bilip bilmeden yanlisa yonelip yorumlar yapmayın! Mesela ornek veriyorum ” Kitabın bir bolumunde diyor ki ”Bir posta kutusunda cek dusunun ve onun size dogru gelmekte olduguna inanın.” Bu yanlıs tercume. İngilizce olanında da soyle diyor. ”Bir posta ceki dusunun ve onun size ait oldugunu benimseyerek onun size dogru gelmekte oldugunu biliniz. ” İSTE fark bu Bizim tercume kurumlarimiz hep bizlere YANLIS tercümeler yuzunden YANLIS bilgileri aktardilar.İste bu yüzden bizler CAHİL ve GERİ kaldik herseyden.Siz gencler CALISIN,CALISIN,CALISIN ama hep CALİSİN ki hayatınızı baskalarina degilde kendiniz yonetin !
KAan
15 Şubat 2009 - 00:13
”Secret” kitabında yazan herşey kesinlikle gerçektir… ((Bu kitapla zengin olan gördünüzmü, bu tamamen saçmalık!! YADA istediğiniz Bay/bayan a sahip olan gördünüzmü? YADA para tuzağı bu kitap!!)) diyenlere burdan sesleniyorum : BÜTÜN BU DÜŞÜNCELERİNİZ DE BİRER YARATIMDIR….
bİLMEM OKUDUĞUMUZU ANLADIk mı??
))
saygılar
Erkin
17 Ocak 2011 - 14:24
Filmin orjinalini ingilizce olarak izledim, son 10 yildir ingiltetede yasiyorum oyuzden tam olarak amlatilani kavramakta bir sikinti yasamadim. Dikkat edilmesi gereken en onemli husus kuvvetin kaynaginin bir oldugunu unutmamak, cok sukur ben muslumanim ve herseyin allah tarafindan yaratildiginin farkindayim, filmde bir ders bir de tehlike var, tipki her hayirda bir ser her serde bir hayir oldugu gibi. Cikardigim ders; allah insani yaratirken bir guzellikle yaratmis kendi sifatlarindan bizlere belli olculerde vermistir, bunu farkedip kullanabilen kisi icin artik su dunyada ne bir dert vardir nede huzun, o kisi bilirki istedigi bir sey olursa ve bu inun icin hayirli ise allah o na bu nimeti verecektir, bosyere dert edinmeye can sikmaya gerek yok. Icindeki tehlike ise kisinin sirke gitme ihtimalidir, yani kisi kuvvet sahibi olarak kendini girmeye baslayabilir. Eger bu yanlis fikre girmisseniz sizden ricam uykuyu bir dusunun, sizin kudretiniz olmadan her gun karar bile vermeden uyursunuz, usterseniz tutun kendinizi uyumayin kac gun dayanacaksiniz? Ama uyuyacaksiniz, tam tersini de dusunun, her gun uyaniyorsunuz farkinda olmadan ruhunuzu yada enerjinizi icinizde hissederek uyanirsiniz, buda sizin elinizde degildir, bi kuvvet bunu kontrol eder, uyutur ve uyandirir, ve bunlarin hivbirine siz karar vermezsiniz, bu dunyaya gelisinizde aslinda uyanmaya benzer, bunun kararida sizin disinizdadir, ve bir gun tam anlamiyla uyuyacaksiniz ki bu da sizden bagimsizdir, oyuzden dir ki tamam bir irademuz var ve akli kullanip iyiliklere ulasmak bizim elimizdeyken asil hak sahibini unutmayalim yeter
Melissa
01 Mart 2011 - 01:02
arKADŞLAR ÇEKİM YASASIndan Kurandada bahsediliyor zaten bu gerçektir. Üstelik bunu bilip uygulayanlarda tarihte fazlasıyla yer alıyor bize bunları eserleriyle ulaştırmaya çalışmışlar mevlana ne demiş gül düşünnürsen gülistan dikenlik düşnürsen dikenlik olursun die buda bunun bi kanıtıdır tabi temelinde allah sevgisi yatar.
rana aylin
05 Mayıs 2011 - 15:50
arkadaşlar ben kitabını okudum sanırım sırrı kullanmakta birazcıkta olsa ustalaştım diye bilirim benle küs olan arkadaşım şimdi nasılsa bana mektuplar özürler falan diliyor . sanırım ustalaşıyorum