Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Sistemdeki kuvveleri doğru kullanabiliyor muyuz?

Ahmed Bâki

Mühim olan sistemin kuvvelerini, ki çekim yasası sırrı diye tanıtılan da buna dahildir, nasıl kullandığınız; daha açıkçası doğru şekilde kullanıp kullanamadığınızdır!

İşin en can alıcı yanı ise şudur: Evrenin özündeki sistemin ana kuvvelerinden bağımsız olarak yaşayamazsınız! Neye inanırsanız inanın veya isterseniz inanmayın! Her an etkiliyor ve etkileniyorsunuz! “Ben bunlarla uğraşmıyorum” deyip te bir kenara çekilseniz dahi, o kuvvelerin işleyiş yasalarına tâbisiniz ve sizinle herşey arasında bu etkileşim her an kesintisiz biçimde devam etmektedir. Yaşamınızdaki herşey sizinle karşılıklı etkileşim içerisinde! Algıladığınız dünyada süregiden herşeye yön veren eşyanın özündeki güç, sizin kendi özünüzde mevcut… Herşeyle aranızda her an karşılıklı bir ilişki var ve bu ilişkiye hakim güçlere göre gelişen olaylar sözkonusu… Yaşama ve gelişen olaylara yön veren sistemin ana kuvveleri, sizin kendi özünüzde de mevcut ve kesintisiz işliyorlar! Onlar hakkında bilinçlenmek suretiyle kendi özünüzden bu güçleri doğru kullanmayı öğrenebilirsiniz..

Fizik bedeninizle etrafınızdaki herhangi bir nesne üzerindeki kontrolünüzü düşünün! İstediğiniz bir nesneyi tutup yakınınıza alabilirsiniz veya atıp uzaklaştırabilirsiniz, hatta hiç yokken farklı bir ortamdan temin edebilir ve yanıbaşınıza getirebilirsiniz veya gözünüzün önünden tamamen uzaklaştırabilirsiniz. Bunun için neyi kullanmaktasınız? Elinizi… Bunu nasıl başarmaktasınız? Elinizdeki gücü kullanarak! Hangi el hareketlerinin hangi sonucu getireceği konusunda melekelerinizi kullanmaktasınız!

devamı…

Tıpkı fizik bedeninizdeki elinizi kullanabilmeniz gibi, zihinsel güçlerinizi, yani bilincinize ait kuvveleri harekete geçirerek te, sisteme yön veren ana kuvveleri kullanabilir, daha doğru ifadeyle, değerlendirebilirsiniz. Yaşamınızı şekillendiren kuvveler dışarıda değil, sizin kendi özünüzde mevcut! Bilinciniz, evreni vareden ve herşeyin özündeki bilinç ile aynı özden meydana geldiği için, sizden ortaya çıkan düşünceler, sürekli kesintisiz etkileşim içerisinde olduğunuz evrenin özünden çıkan kuvvenin ta kendisidir. Siz ilişkilendirseniz de ilişkilendiremeseniz de, bu yapıdaki karşılıklı etkileşimin sonuçlarına tâbisiniz. “Bilmiyordum” veya “farketmedim” demek mazeret değil! Sizden çıkanın neticesini yaşamanız kaçınılmaz!.. Sizden çıkan her düşünce ve değerlendirmenin… Yaşamınızdaki herşey, kendi düşüncelerinizle yön verdiğiniz kuvvelerin eseri olarak oradalar.

Peki bilincimize bahşedilmiş bu evrensel kuvveleri nasıl doğru kullanacağız?

Birincisi, daha önce başlamamış olanlar için söylüyorum, beyninizin kullanabildiğiniz kapasitesiyle şu anki halinizden öteye geçebilmeniz mümkün değil! Dolayısıyla, bir takım beyin geliştirme tekniklerini uygulamak durumundayız. Bunların başında gelen çalışma, artık bilimin de kanıtladığı üzere “zikir”dir. Uzun süre deneyimlenmiş ve sonuçları bilinen özel zikir tavsiyelerimiz başlığıyla verilen dua ve zikirlere düzenli olarak devam etmediğiniz sürece, bu yolda bir gelişme katetmeniz mümkün olmaz! Bu ve Rasûlullah aleyhisselâmın tavsiye ettiği diğer gerekli çalışmalara, yanısıra nafile ibadetlere, bilhassa gece namazına devam etmenin getirisini sadece yaşayan bilir…

İkincisi, mevcut bilgi veritabanınızla bu güçleri gözlemlemeniz ve değerlendirmeniz de son derece zordur! Batıdan yayılan öğretilerde de ağırlıklı olarak yeraldığı gibi, konuyu beden boyutuna indirgemekten ve dünyevi kazançlara yönelmekten başka çıkar yol bulmak çok güçtür… Bu bakımdan, ölümötesi yaşam ve ahıret gerçeğini esas alan bir bakış açısına ulaşmanız zorunludur. Bu konuda web sitemizdeki kitapların hepsini yeni bir gözle okumanız büyük kazanç sağlayacaktır. Aksi halde, neyin ne olduğunu, hangisi olduğunu, neyin hayrınıza olduğunu, neyin aleyhinize, anlayamaz, tanıyamazsınız! Kısacası, bilgi ve ibadet hiç bir zaman vazgeçilmez iki önemli araçtır.

(Bu konuyla ilgili olarak GİZ’li Gülşen isimli kitaptan “57- Düşüncenin Gücü, 71- Ne Suçla, Ne Kına, Ne de Şikayet Et, 97- Sevgiden Yana Ol, Nefrete Karşı Değil” başlıklı yazılarımızı okuyabilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>