Müslümanlar ne yapmalı?
Öncellikle bilinmesi gereken şey şudur:
Her insan, dilediği gibi bir “yaratıcıyı” kabul edebilir ve kabul ettiği bu “yaratıcıya” da dilediği ismi verebilir!
Ancak, “bir yaratıcıya inanıyorum” demekle, kişi Hazreti Muhammed’in açıkladığı “Allah’a” inanmış olmaz! Çünkü, ALLAH ismiyle neye işaret edildiğini öğrenmeyen kişi, bu haliyle “Allah” adını dahi verse, aslında bilmediği, tanımadığı bir tanrıya inanmış olur; bu yüzden de ne olduğunu bilenin Allah’a “iman ederek yaşamasının” getirisine ulaşamaz ve o haliyle geçip gidebilir dünyadan…
Dolayısıyla, İslâm’ı kabul eden her kişinin yapması gereken en öncelikli iş, Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)’ın açıkladığı “Allah’ı”, onun açıkladığı özellikleriyle öğrenmek ve tanımaktır. Ki böylece iman ettiği hakikat, hayalindeki herhangi bir yaratıcı, bir tanrı olmaktan çıkıp, Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)’ın açıkladığı “Allah” olabilsin…
Allah’a inanmaktan gaye, kişinin, yaşama şartlanmalarla değil, “inandığı” gibi bakabilme özelliğini kazanabilmesi, inandığı bakışla değerlendirmelerde bulunabilmesidir.
İmanın getirisi, bilinçte yeni açılımlar yaşayabilmek, yeni bakış açılarına ve yeni düşüncelere erişebilmektir.
İnanan kişi, farkedebildiklerinin ötesine imanıyla yönelebilmesi sayesinde, inanmayanın farkedebildiklerinin ötesine erişebilme nimetine erer! Böyle bir yaşam süreci de, kişiye imanın getirisi olan bilinçli duruşu kazanabilmesini sağlar…
İnandığını söylediği şeyin ne olduğunu bilmeyen kişinin, inandığı gibi bakabilmesi, düşünebilmesi ve değerlendirmede bulunabilmesi sadece hayaldir, gerçekleşmez!
“Allah’a iman etmek” demek, “Allah ismiyle işaret edilenin özelliklerini bilmenin gerektirdiği bakışı, düşünce ve değerlendirme sürecini yaşamayı kabul etmek demektir.
Böyle bir sürece girmeden, bu sürecin getirisine ulaşılamaz ve bilinç, beden kozası içinde hapsolmuş vaziyette, varoluş gayesini ve Allah’a ait, yaşam sistemine yön veren kuvveleri kendi özünde bulamadan geçip gider dünyadan…
DİN’in temeli “Allah” isminin mânâsına dayanır. İslâm, baştan sona tamamen Allah Rasûlü’nün açıkladığı “Allah’ı tanıma” sistemidir. İslâm Dini’ni kabul etmek demek, sadece ve tamamen “Allah ismiyle Rasûlullah (aleyhisselâm)’ın bildirdiği mânâyı” anlama, hissetme ve özünde yaşama çalışmalarını kabul etmek demektir. Öncelikle ve kesinlikle, Allah ismiyle nasıl bir hakikate işaret edildiğini öğrenmeden, bilmeden bunların hiçbirisi gerçekleşmez.
“Tüm dinlerde aynı yaratıcıya inanıyoruz” vs. türünden yuvarlamalar, ALLAH ismiyle işaret edilen mânânın, insanların hayal ettikleri “tanrılardan” farkını ayırt edemeyişin dile gelişidir.
“Allah” ismiyle Rasûlullah (aleyhisselâm)’ın işaret ettiği hakikatin, yeryüzündeki inanç biçimlerinden hiçbirindeki “yaratıcı” tasavvuruna benzetilemeyeceğini göremeden, bu en önemli ayrımı farkedemeden ve kavrayamadan, DİN’in (İslâm’ın) ne olduğunu kişi bilemez ve inandığını söylediği şeyin ne olduğunu gerçek mânâsıyla anlamış olmaz.
O halde, “ALLAH” ismiyle neye işaret edildiğini öğrenmek ve “ALLAH” indinde tek bir evresel SİSTEM’in (DİN’in) varlığını tanımak; dolayısıyla, İslâm’ı bilmeyenlerin sözünü ettiği gibi yeryüzünde sayısız “dinler”in varolmadığını kavrayabilmek, Kur’an’ın bakışını kabul eden her Müslüman için zorunludur.
Sayısız “dinler”in varolmadığını kavrayabilmek yanısıra, İslâm’ı bilmeyenlerin sözünü ettiği gibi yerde veya gökte “tanrıların” veya başka türlü herhangi bir “tanrının” varolmadığını kavrayabilmek de Kur’an’ın bakışını kabul eden her Müslüman için zorunludur.
Zira ilk şart, “amentübillahi” ile formüle edildiği üzere, b sırrının bilincinde olarak Allah’a (“bi-llahi”) iman etmektir. Allah’a “bi-llahi” bilinciyle iman edilmediği sürece, kişi yeryüzündeki herhangi bir “inanç biçiminin” mensubu olmanın ötesine geçip, “ALLAH ismiyle işaret edilenin” ve “ALLAH indinde tek DİN’in” ne anlama geldiğini farkedemez ve bu bilince ermenin getirisine ulaşamaz!
Bu bilince eren kişinin ise, yeryüzündeki tüm “inanç biçimleri” karşısındaki duruşu ve değerlendirmeleri değişir!
ali candan soylu
08 Ocak 2009 - 22:26
teşekkürler…ancak çözemediğim soru şu: mevzubahis gerçekleri inanıyor kabul ediyor olmama rağmen beynime nasıl kaydedip bu inanma ve düşünme işlemini nasıl otomatik bir hale getirip, alışkanlığı kazanabileceğimi açıklayan bir tarif var mıdır acaba…Ayrıca her daim tekil olanın esma mertebesini oluşturan özelliklerinin farklı şeyler gibi gözükmesine rağmen farklı isimler altında açıklanmaya çalışılmış aynı tek şey olduğu daha basit anlaşılabilir hale nasıl gelebilir?