Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

“Cüz’î irade” mi var Kurân’da???

Ağzından çıkanı kulağı duymuyor diye bir söz vardır, bilirsiniz.

Tanrının(!), kendisiyle insanlar arasında elçilik(!) yapması için peygamber(!) göndermesini(!) ve gökten(!) sayfa sayfa buyruklarını(!) indirmesini(!), insanların da bu tanrı buyruklarına(!) uymasını “DİN” zanneden ve meslekleri olduğundan dolayı insanları bunlara şartlandıran “tanrının dinadamları” için, Hazreti Rasûlullah’ın birçok hadisi hadis değildir veya yanlıştır; çünkü bunların doğru olması durumunda, onların kafalarındaki yüce tanrının merhameti gibi, veya −”sınırsız tek” iradeyi, sınırlı cüzlere, parçalara(!) ayıran− “cüzi irade” dedikleri gibi, kendi kavramlarının anlamı kalmaz!..

Bu kavrayış sınırlılıkları sebebiyle, anlayamadıkları hadisleri “Kuran’da geçmiyor” iddiasıyla inkâr etmeye başlarlar. Ancak, bir yandan “Kuran’da geçmiyor” diye hadisleri inkâr ederken, öte yandan kavrayamadıkları konuları, Kuran’da geçmeyen kendi hipotezleriyle veya itibar ettikleri kişilerin kavramlarıyla açıklamaya çalışırlar!

Örneğin, Rasûlullah aleyhisselâmın açıklamaları ışığında TEK’lik ve KADER konularını olduğu gibi tereddütsüz kabul etmek yerine, kabul edemedikleri bu hakikatleri akıllarınca bir mantık çerçevesine sokmaya çalışarak hiçbir ayette ve hadiste geçmeyen “cüz’î irade” kavramıyla açıklamaya çalışırlar ve bu yetmiyormuş gibi, DİN anlayışlarını da duydukları bu tür kavramlar üzerine kendi yorumladıkları şekliyle bina etmeye başlarlar!

devamı…

Olduğu gibi iman etmeye yanaşmadıkları gerçekleri, bu tür kendi dar anlayış kalıplarına sokunca, kendi akıllarınca iman edilebilir hale getirmiş olurlar! Halka da bu yaptıklarının işin doğrusu olduğunu ve bundan dolayı dinde otorite sayılmaları gerektiğini empoze etmeye çalışırlar.

Oysa, iman etmenin anlamı, Rasûlullah’ın apaçık izah ettiği gerçekleri, kendi şartlanma ve değer yargılarının kalıplarına sokuncaya kadar eğip bükmeye çalışmadan, olduğu gibi kabul etmektir. Aksi halde iman değil, fikir yürütme sözkonusudur orada. Fikir yürütmeyle de imanın getirisine asla ulaşılamaz!

Bütün bu sapmaların temelinde, ALLAH ismiyle işaret edilenin AHAD oluşunu kabul edememek yatar ki, aslında imanın başlangıcı burasıdır. AHAD oluşuna imandan sonradır ki, ehlullah bu konuların hakikatine B sırrıyla vakıf olmuşlardır.

Başlangıçta çok küçük gibi görmezlikten gelinen bir açıyla farklı bir yöne giden sapmalar ise, konular birbiri üzerine ilerledikçe, orijinal DİN ile hadislere itibar etmeyen bu kişilerin kafalarındaki din arasında uçurumlar oluşturan mesafelere ulaşır… Ve sonuçta öyle bir noktaya gelirler ki, Allah Rasûlü’nün bildirdiği orijinal DİN’i anlayabilmeleri için, kafalarındaki dini tamamıyla terketmeleri gerekir. Ama bazen bu, her şeylerini kaybetmeleri kadar zordur ve asla gerçekleşmez.

“Tanrı sonsuzdur, tektir ve onun ortağı yoktur” diye başlayıp, çeşitli fikir ve mantık yürütmelerden sonra “bizler tanrının parçalarıyız ve tanrıyla beraber yaratırız” diye giriştekinin tam tersine bir anlayışla sonuçlanan mantıksal bütünlükten uzak söylemlere, eminim benim gibi çoğu okuyucumuz da rastlamıştır.

Allah Rasûlü’nden başka kimsenin ALLAH ve DİN adına hüküm verme yetkisi yoktur ve olamaz! Dinde yanlış yönlendirmelerden korunabilmemiz için değerlendirilmesi gereken önemli bir incelik şudur bizce:

Rasûlullah’ın açıkladığı ALLAH ve DİN kavramlarının neye işaret ettiğini bilmeyen ve karşılıksız verilmiş ilmi öğrenmeye de niyeti olmayanlar, “din” anlayışlarını kendi kafalarındaki ALLAH adını vermeye devam ettikleri “tanrı kavramı” üzerine bina etmeye çalışırlar. Kafalarındaki bu “din”, “tanrının buyrukları” olmaktan öteye geçemediği için, KURAN ismiyle işaret edilen bilgi de, onların zihninde “yüce tanrının buyruk kitabı” olmaktan öteye gidememektedir!..

Ve o kafalarındaki “tanrının buyruk kitabını” koruyabilmek için, ne gözleri birşey görmektedir ve ne de ağızlarından çıkanı kulakları duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>