Çocukça inanışlar
Her yanda gözlemliyoruz; DİN konusunda sorgulamalar gün geçtikçe artıyor. Buna karşın, “TanrıSInın dinadamları” bu sorgulamalar karşısında, Rasûlullah’ın bildirdiği, İMANA dayalı YENİ bakış açısını anlama ve kavrama yerine, kendi değer yargılarına ve sınırlı mantıklarına tutunmaktan vazgeçmeyip, her konuyu bir kez şartlanmış oldukları sınırlara sığdırmaya çalışıyorlar.
Göremiyorlar mecazların mecaz olduğunu, benzetmelerin benzetme olduğunu…
Onlar için, insanın cennete veya cehenneme gideceği levh-i mahfuz’da belli olamaz; çünkü belli olması durumunda, ezberlettikleri mantıkla tanrının(!) peygamber(!) göndermesinin(!) ve gökten(!) kitap(!) indirmesinin(!) anlamı kalmaz!..
Sorgulayan beyinler soruyor, doğal olarak:
“Tanrı nasıl birşey veya nerede ki, kitap indiriyor?..
Peygamber nasıl birşey, insanların arasına gönderiliyor?..
Gök ne, kitap ne, inmek ne? Gökten nasıl kitap iniyor?..
devamı…
Yaşadığımız günün gerisinde kalmış çocukça inanışlardır bunlar; tıpkı karpuz kabuğunda “maşallah” yazıyor, bal peteğine “allah” yazıyor demek gibi çocukça inanışlar!..
“ALLAH” ismiyle işaret edilen, artık çocukların bile inanmadığı, peygamberler veya kitaplar yollayan bir “tanrı” olmadığı gibi, gökten kitap ta inmemiştir, insanların arasına peygamberler de gönderilmemiştir. DİN diye bunlarla avunulacak devirler de artık çok gerilerde kalmıştır. Gözümüzün önündeki dünyayı ve modern bilimi anlayarak, yaşadığımız ve sonsuza dek yaşayacağımız sistemi kavrama fırsatıdır bu günler!
SİZE YERYÜZÜNDE VEYA NEFİSLERİNİZDE HERHANGİ BİR MUSÎBET GELMEZ Kİ ANCAK BİZ ONU YARATMAZDAN EVVEL BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN. (Hadîd: 22)
Bu ayetle nasıl bir gerçekliğe işaret ediliyor ve neyi kavramamız isteniyor acaba?
Son Yorumlar