Sosyal Medyada Tasavvuf

FacebookTwitterRSSYoutube

Binyılın en büyük devrimi

Hızlandı dünya bir kez daha! Açılmakta perdeler bir bir, hızla!

Ondört yüzyıl önce Hazreti Muhammed (aleyhisselam)’ın işaret ettiği, insanlık tarihinin en büyük devrim sürecini yaşamaktayız! Bize göre!

Nedir o süreç?

Ötemizde bir yaratıcının varolmadığını çözüp anladıktan sonra, varlığın aslı olan sınırsız tekliğin ne anlama geldiğinin ve sınırsız tekin dışında hiçbir şeyin asla mevcut olamayacağının kavranacağı süreç…

Doğunun maneviyat okyanusu ufkunda, batıdan Modern Bilim güneşinin doğuşu ve böylelikle hakikat güneşinin tüm dünyayı aydınlattığı bir süreç…

Modern Bilimin farkettiği ve varlığın aslı olarak açıklamaya çalıştığı gerçekliğin, “ALLAH ismiyle” Rasûlullah aleyhisselâm tarafından işaret edilenden ayrı birşey olmadığını farketme, bilme, anlama ve yaşama süreci…

“AHAD” ve “samed” vasıflarıyla tanımlananın ne olduğunu düşünme ve değerlendirme süreci…

Düşüncenin tarihinde çetin bir dönem! Kozadan çıkış gibi yeni bir doğuş belki…

Son çeyrek yüzyılda günümüz diliyle açılıp yayılmaya başlayan ilmin getirdiği değişimi, henüz yeni yeni farkediyor ve internet sayesinde tartışmaya ‘başlıyor’ toplumlar…

Her insan için dünyadaki en büyük devrim, ALLAH ismiyle neye işaret edildiğini farkedip anlamanın yaşatacağı devrimdir…

Hem iç dünyasını, hem de dış dünyasını anlama, kavrama biçiminde yaşayacağı tümel bir devrim…

Tâbi öncesinde, “tanrı” diye tapınılanların gerçekte asla varolmadığının kavranılmasıyla başlayan bir süreç!

Bir ‘yenilenme’ süreci bu! Muazzam bir yenilenme süreci…

Görenler görüyor bunu!

Yaşayanlar yaşıyor bu devrimi!

Göremeyenler görmüyor!

Bazıları da görmezlikten geliyor; varoluş programlarının gereği olarak…

Önce, eski olanı terketme! Yerleşik olandan kopma!

“La ilahe”: İlah yani tanrı yoktur; ötede bir yaratıcı(!) yoktur…

Evrenin boyutlarını farkeden insanların anlam veremeyip, “tanrı” ve “tanrılık” kavramını reddederek ateist olmaları bundan… Toplumların gelenekselleştirilmiş dinsel tutumlardan, tapınmalardan uzaklaşmaları bundan… Yıkılan duvarlar bundan; yok olan diktalar bundan…

Ancak bunun ardından, özümüzdeki sonsuzluk boyutuna ve evrensel şuura atılacak asıl önemli adım var! Tanrı olmadığını kavramanın ardından, ‘yeni’yi farkedip gereğini yaşama süreci…

“illa-Allah”: Sadece Allah! ALLAH ismiyle işaret edilendir varolan sadece! Allah ismiyle işaret edilenden başka hiçbir şeyin varlığı asla sözkonusu değildir, olamaz!

Yaşadığımız “ahir zaman” ise…

Tüm “tapınılanların”, “la-ilahe” hükmünce ortadan kalkmakta olduğu bir süreçten geçmekteyiz…

Tapınılan kelimesini geniş değerlendirelim! Aslolan hakikat dışında yönelinen ve kendisinde güç vehmedilen her ne var ise, hepsi… Yok olmaktan, yıkılmaktan, kaybolmaktan, ortadan kalkmaktan kurtulamayacak hiçbiri… Tanrılar yanısıra, tüm tapınılanlar, kendisinde güç vehmedilenler, idoller, yönetimler, imparatorluklar kalkacak ortadan bir bir; yıkılacak devler…

Modern bilimin keşifleri, kuantum fiziğinin geldiği nokta, holografik evren gerçekliği, string teorisi, genetik bulgular, hep bu zamanın işaretleri…

Kelime-i tevhidin açılımı, her yerde müşahede edilecek… İlahlar yıkılacak! Ve ardından, ortaya çıkacak ayın ondördü gibi hakikat…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>