Widgetized Section

Go to Admin » Appearance » Widgets » and move Gabfire Widget: Social into that MastheadOverlay zone

Allah’ın “adaleti” nedir?

Adalet, bazen halk arasında cezalandırma hâli ya da mahalli, bazen de korkutma mahalli olarak bilinir. Oysa “adalet”, hakkedenin hakkını vermedir. Herkese, hakkettiği hakkını vermenin adı “adalet”tir!..

Kim neyi hakketmiş ise, o hakkettiğini aldığı zaman adalet yerine gelmiştir.

Halbuki, sanılır ki, herkese eşit davranmak adalettir!.. Bu yanlıştır! Hakkını, hakkettiğini vermemek zûlümdür!..

“Allah adalet sahibidir”, demek, herkese hakkettiğini verir demektir!..

Bunu bir diğer şekilde, şöyle de ifade edebiliriz:

Herkes ne iş için varedilmiş ise; hangi isimlerin mânâsının açığa çıkmasına vesile olmak üzere varedilmiş ise; o isimlerin gereklerini hakketmiş demektir!.. işte bu mânâda adalet, onun hakkettiklerini almasıdır!..

Herkese eşit dağıtma, yani “eşitlik” olarak adaleti anlayanlar, bu konuda kesinlikle büyük bir yanılgı içerisindedirler!…

Kâinatta “eşitlik” mevcut değildir!.. Kâinâtta “eşit” iki varlık mevcut değildir!..

Herkesin aklı, fikri, idrâki, kavrayışı, evi-barkı, çoluğu çocuğu farklı farklıdır. Bütün bu sebeplerle de eşitlikten sözedilemez.

Ayrıca insanlar, ellerinde olmayan şeyden dolayı da suçlanamaz!

Kimse, dünyaya gelirken, bedenini, ailesini, yaşayacağı çevreyi, toplumu, aklını vesaireyi seçmemiştir!.. Herkes, kendi hakkında takdir edileni yaşamak mecburiyetindedir.

Varolurken hangi şeyi seçmedesin ki, varolduktan sonra da seçebileceksin?..

Adaletin gerçek anlamını kavrayabilmek için, olaya mutlaka Hakk’ın indinden bakmak mecburiyeti vardır.

Madem ki Allah, kendi esmâsının mânâsını seyretmek üzere âlemleri var etmiştir; bu takdirde her varettiğinin hakkını da, varediş gayesine uygun olarak verecektir.

İşte budur adalet!..

Ancak burada gözden kaçmaması gereken bir husus vardır!

“Rahmetim gazâbımı geçmiştir” ve “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” buyrulmaktadır…

“Rahmet” her şeyde “eşit” olarak mevcuttur. Her şeyde “eşit” olarak mevcut bulunan bu rahmet nedir?..

Her şey varlığını Allah’ın esmâsından aldığı için; her varlığı kuşatan “Rahmâniyet” mertebesinin eseri olarak, Hakk’ın zâtı ve esmâsı ile kâim varlıklar oldukları için, hepsi de Hakk’ın rahmetine “eşit” bir biçimde sahip olmuşlar; yâni, “rahmet”ten yaratılmışlardır!

Bir kimsenin “rahmete nâil olması” demek, o “rahmet” ile varolmuş olduğunun bilincine ermesi demektir.

Herkes, kendi zâhir olan esmâsı yönünden rahmete nâil olmuştur. Zâtı itibariyle de, ilâhî Zât ile kâimdir ki, bir diğer zâtî rahmet de budur. Bunların her ikisi de umûmi rahmettir… Rahmeti amme!..

Bir de hususî rahmet vardır. Bu da evliyaullaha has rahmettir!..

Bu hususî rahmet ikiye ayrılır:

Rahmeti zâtî ve sıfatî.

“Rahmeti zâtî”, insân-ı kâmil, gavs, müferridûn, kutb-ül aktâb ve kutb-ül irşâda mahsustur.

Rahmeti sıfatî ise dörtler, yediler gibi fetih ehli zevâtta izhâr olur!.. Yani, bu rahmete eriş neticesinde bu mertebeler kendilerinde zuhûr etmiştir.

Netice olarak bütün varlıklar varoluş yönünden rahmete ermişlerdir. O rahmet neticesi olarak da “ADL” ismi gereğince herkes hakkettiği nimeti sürekli olarak almaktadır.

Kimseye hakkettiği verilmeyerek zulmedilmemektedir!..

(−Sitemizdeki “Gavsiye Açıklaması” isimli kitaptan alınmıştır.)

Allah’ın “adaleti” nedir? için toplam 2 yorum yapmış

  1. ergun Cevapla

    05 Ekim 2008 - 00:27

    öyleyse batı Allah’ın her lütfuna layık!… ki her şeyi almış.

  2. Dursun Turan Cevapla

    16 Ağustos 2011 - 00:48

    ADALET ve RAHMET

    O o kadar Adildir ki, Adaletinden korkulup, rahmetine sığınılacak kadar, oysa Adaletinden korkulması onun hak edilenin karşılığını vermediğinden değil. Dünyanın en cömert insanı olun, bütün malınızı mülkünüzü hatta büyük bir ihlasla fakirlere verin, kimin malını kime verdiniz, aslında o mal size ait değil, malın gerçek sahibi mutlak Adil olan ve en önemlisi mutlak Rahmetin sahibi Allahtır.Eğer o verdiğiniz malları yaratmasaydı, diyelim ki verdiğiniz küçük bir domates parçasını verin bakalım verebilirseniz fakirlere. Veya diyebilirsiniz ki ben çalıştım çabaladım kazandım ve verdim fakirlere iyi yaptığınız çok güzel bir hareket ama size o çalışma gücünü veren kim, ya da size o malları fakirlere verme duygusunu veren acıma duygusunun asil sahibi kim. Kalbindeki acıma duygusunu kimse kendi sahip olmamıştır. Sadece Allah yaratırken insana duyguyu vermiştir. O duygu yaratılmasaydı, kim kime acırdı. Bizmiyiz kalbimizdeki duygunun esas sahibi. Esasen kendimizi bile Allah”a borçluyken onun Adaletinden şüphe duymamız kendimize hiç bakmadığımızın göstergesidir. Hal böyleyken Allahın Adaletinden öte Rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Rahmeti bizim aklımızın asla almayacağı kadar geniş ve kelimelerin tarif edemeyeceği kadar mükemmeldir. O en azılı insanlık suçlularını bile doyurmakta, onları beslemektedir, onlara göz verip, gördürmekte zevk verip, zevklendirmektedir. Bu bile Adaletinin ve rahmetinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Bazende Somalide olduğu gibi insanlar açlıktan da ölebilmektedir. Bunların hiçbiri gerçekte birbiriyle çelişmemekte aslında Mutlak Adil olan mutlak Rahmet sahibi Allahın yine Adalet ve Rahmetini göstermektedir. Somalide insanlar açlıktan ölüyor, fakat hepsi ebedi dünya olan Ahiret hayatında karşılıklarını belki bizlerden fazlasıyla alacaklar, çünkü onlar en zor iş olan açlıkla mücadele ediyorlar ve bu yolda ölüyorlar ve hatta bildiğim kadarı ile Somali müslüman ve onlar müslümanlıklarından şikayetçi değiller. Batının zenğinliğine bakıp, biz niye zenğin değiliz, acaba onlar Hristiyan olduklarından mı bizden ileri de diyenler için de cevabım evet belki de onlar Hristiyan olduklarından daha zengin diyebilirim, En iyisini yine Yüce Allah bilir. Hayatta ileri olmayı sadece mal mülk sahibi olmaya bağlarsan Batıyı ileri bulabilirsin hatta hayatta ileri olmayı sadece teknolojik üstünlük sayarsan atom bombasını bulmayı en büyük ilericilik sayabilirsin. Oysa bir atom bulunmasından benim gözümde bir müslümanın yapabileceği en küçük işlerden biri olan bir siğarayı bırakması bile daha büyük bir ilericiliktir. Dini konular hem anlaşılması hem çok basit hemde baktığın yere göre zoru bırak insanın gücünün çok ötesindedir. Bazıların çok kolay anladığını bazıları idrak edemez. Hatta bütün insanlar birleşse anlayacağımız şeyler anladıklarımızdan sonsuz büyüktür. Bir bakıma Mutlak Alim olup, her şeyi bilen Allahın yanında her zaman cahil olan İnsanoğludur, insanın alimliği birbirlerine yani diğer insanlara göredir. Bütün gelmiş geçmiş insanların ilimlerini topla bilinmeyenler karşısında her zaman yine azdır. Çünkü en alim insanın bilmediği her zaman bildiğinden daha fazladır. Teşekkür ediyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>